Hiç kimse hiçbir şey bilmiyor - ve bu bile kesin değil. Doğru olduğuna inandığın şeye güvenmemelisin. Yanılıyor olabilirsin. Her şey sorgulanabilir, her şeyden şüphe edilebilir. Öyleyse, en iyi seçenek, açık fikirli olmayı sürdürmektir.
“Oğlum, yoruldun” der, zeytin ağacının altına oturup sigara içer, sessizce beni beklerdi. Bana “oğlum” deyişi içime derinden işler, kafamı karıştırırdı. O zaman ben de ceviz ağacının altına gider, yatardım.
Vücudunun bir parçası olarak geride bıraktığın çocuk,
bizim kızımız, yeryüzünde bir babası bulunduğundan habersiz, uzak yerlerde dolaşıp duracak... Yollarımız bir kere karşılaştı. Fakat ona dair hiçbir şey bilmiyorum. Ne ismini, ne bulunduğu yeri. Buna rağmen hayalimde onu daima takip edeceğim. Kafamda ona bir hayat seyri icat edip yanında yürüyeceğim. Onun nasıl büyüdüğünü, nasıl mektebe gittiğini, nasıl güldüğünü ve nasıl düşündüğünü tasavvur ederek bundan sonraki senelerimin yalnızlığını doldurmaya çalışacağım.