Hüseyin Başaran

Puan vermedi·144 syf.··
2026 27. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:19
Mavi Köpeğin Gözleri, Marquez’in henüz büyük eserlerini yazmadan önce kaleme aldığı öykülerden oluşan bir kitap. Bu açıdan yazarın gelişimini görmek hem de büyülü gerçekçiliğin ilk izlerini yakalamak açısından önemli. Tabii bunu yeni öğrendim, belki daha önce okumam gerekirdi. Kitaba adını veren “Mavi Köpeğin Gözleri” öyküsü, yalnızca rüyalarda buluşabilen iki insanın hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Gerçekle düş arasındaki sınırın nasıl silikleşebileceğini gösteren etkileyici bir metin. “Eva Kedisinin İçinde”, gerçeklikten kopan bir karakterin zihnine girerken; “Üç Uyurgezerin çilesi” ve “Ölümün Öteki Kaburgası” gibi öyküler ölüm, yalnızlık ve yabancılaşma temalarını işliyor. “Saat Altıda Gelen Kadın” da daha gerçekçi anlatım var. Bir cinayetin etrafında gelişen bir diyalogtan oluşuyor. Bu açıdan diğer öykülerden ayırlıyor zira çok fazla diyalog yok diğerlerinde. “Macondo’da Yağmuru Seyreden Isabel’in Monoloğu.” Öyküsünde de Marquez’in hayali kasaası Macondo’yu görüyoruz. Sonuç olarak Marquez’in hayal gücünün ilk örneklerini görmek açısından güzel bir eser. Rüya, ölüm ve yalnızlık temaları oldukça etkileyici işlenmiş. Olumsuz tarafından bakarsak da öyküler arasında kalite ve etki bakımından belirgin farklılıklar var. Birkaç öykü zayıf kalmış. Tabii ister istemez diğer kitaplarla da kıyaslayınca yazarın sonraki eserlerine göre anlatım yer yer ham kalabiliyor. Olay odaklı hikâyeler bekleyen okurlar için fazla soyut ve kapalı gelebilir.
Mavi Köpeğin GözleriGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20222,320 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·200 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:40
Tereddüt ama ne tereddüt yaniii… Hani karaktere ‘tamam artık, abartma’ dedim kaç defa. İnsanın kendi içinde yaşadığı kararsızlıklar, arayışlar ve ruhsal çatışmalarla örülü bir kitap. Roman boyunca tereddüt, bir seçim yapamama hâlinden çok insanın hakikat, aşk ve kimlik karşısındaki bocalayışını anlatmış. Burada biraz da psikolojik bir derinlik olduğunu hissediyorsunuz. Yazar karakterlerin iç dünyasını büyük bir ustalıkla çözümlemiş. Özellikle Muharrir karakteri üzerinden verilen sorgulamalar, kitaba felsefi bir derinlik kazandırmış. Burada hakkını vermek lazım. Ancak bu felsefik ve psikolojik derinlik kitabın hızını kesiyor. bir olay örgüsü bekleyen okurlar için zaman zaman yorucu olabilir. En büyük mücadelemizin dış dünyayla değil, kendi zihnimizde olduğunu hatırlatan derinlikli bir eser. Bu tarz severler için harikulade, ama olay örgüsü isteyenler için zor bir kitap.
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
8/10
·112 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 22:33
Bu kitap okuduğum en sade, en yalın Marquez eseri. Yazarın diğer eserlerinden tamamen farklı olduğunu söyleyebilirim. Tabii gerçek bir olaydan yola çıkılarak bir gazeteci yaklaşımıyla yazılmış olması bunun en büyük etkeni. Sade bir anlatım olsa da güçlü bir hikâye. Özellikle açlık, susuzluk, yalnızlık ve umutsuzluk gibi temalar anlatımı güçlendirmiş. Abartıya kaçmamış olması da ekstra bir tat vermiş. Deniz kazası sonrası bir sal üzerinde hayatta kalmaya çalışan askerin kısa macerasını sıkılmadan okuyacaksınız. Kısa, çerezlik bir kitap.
Bir Kayıp DenizciGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20242,733 okunma
7/10
·288 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 21:58
Eski Çağın ünlü askerlerini kısa ve öz bir biçimde anlatmışlar kitapta. Açıkçası çok fazla bilgi yok, genel olarak bilinenler kitaplaştırılmış, daha fazlası yok maalesef. Tabii dönem itibarıyla kaynak sıkıntısının olduğunu da belirtmek isterim. Yine de genel bilgiler için okunabilir. Detay istiyorsanız başka kitaplara bakmalısınız.
Eski Çağ’ın Büyük KomutanlarıAndrew Roberts · Kronik Yayınları · 2021114 okunma
Harikulâde
Puan vermedi·222 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 23:42
William Faulkner’ın okduğum ilk eseri Hatta kısa zamanda ikinci kez okudum. Kitapta her bölümde farklı bir karakter konuşuyor ve olaylara onun gözünden bakıyorsun. Ama şöyle bir şey var: herkesin dili, bakışı, düşüncesi farklı olduğu için bazen ciddi anlamda kafa karıştırıyor. Kısaca konu: Bir aile, ölmüş olan annelerinin son isteğini yerine getirmek için onu başka bir kasabaya gömmeye götürüyorlar. Bu yolculuğa çıkış ve yol boyunca yaşananlar ana temayı oluşturuyor. Bir noktada bu yol bildiğin çileye dönüşüyor. Hem fiziksel hem psikolojik olarak dağılıyor aile. Olumlu taraflarından başlayayım: Gerçekçilik çok iyi. Karakterler o kadar “insan” ki… bencillikleri, çaresizlikleri, tuhaflıkları harikulade bir şekilde aktarılmış. Özellikle bazı bölümler var, insanın içini sıkıyor ama bir yandan da “işte hayat bu” diyorsun. Anlatım tekniği de farklı, klasik roman gibi değil, o yüzden analtım açısından epey güçlü. Ama… gelelim zor kısmına :/ Kitap kolay değil. Akıcı, sürükleyici diyemem. Karakter sayısı fazla ve bakış açısı sürekli değiştiği için kopma ihtimali yüksek. Eğer hızlıca okuyup geçmelik bir şey arıyorsan pek uygun değil. Sonuç olarak: Eğer sabredip pkurum dersen ve farklı anlatım tekniklerini seviyorsan kesinlikle okunur. Ben bu açıdan kitaba bayıldım diyebilirim. Ama “rahat rahat okuyayım, kafa dağıtayım” kitabı değil, onu baştan söyleyeyim.
Döşeğimde ÖlürkenWilliam Faulkner · İletişim Yayınları · 20231,642 okunma