kitabın konusu tam bir Türk dizisi klasiği, Urfa'da yaşayan Zuxari ve Şahmaran aşiretlerinden birbirine sevdalı Berdan ve Rojin'in kaçmasıyla başlıyor devamında da töreye uygun olarak Rezan ve Mizgin berdel olarak evlenmek zorunda kalıyorlar. Rezan kardeşinin ona yaptığı hatasının bedelini Mizgin'den çıkaracağını söylüyor ve Rezan'ın öfkeli davranışlarıyla başlayan evlilikleri, Mizgin'in çılgınlığı, deli doluluğu, Rezan'a olan aşkı sayesinde kocasının da onu sevmesiyle düzene binmeye başlıyor. Her şey düzene girmişken Mizgin'in sürekli şımarıklık yapması ve Rezan'ın öfkesi yüzünden evlilikleri çıkmaza giriyor ve bitme noktasına geliyor.
normalde bu tarz kitaplar benim tarzım değil okumayı tercih etmem ama arada böyle bilindik heyecanlara ihtiyaç duymuyor da değilimm. Genel olarak tatlı bir kitaptı sevdiiim. Evin ve Revenk karakterleri ve aşkları da çok tatlıydı artı olarak yazarın Aslan'ı betimleme cümleleri sayesinde kafada şahane bir Aslan karakteri oluşuyor, fav karakteeeer.
Yine bir harika Sarah Jio kitabı ve kitabının tatlılığı!
Daha önce yazarın Böğürtlen Kışı kitabını okumuştum onu da çok sevmiştim fakat okurken bu kitabın verdiği his çok daha farklı ve güzel. Kitap aynı köşkte geçen iki farklı yıllarda yaşanan olayları konu ediniyor. 40'lı yıllarda köşke dadı olarak gelen Flora'nın köşkte kimsenin bilmediği bir amacı vardır artı olarak köşkün bahçesinde yaşanan Leydi Anna'nın ölümünün gizemini çözmek istiyordur. 2000'ler de yaşayan Rex Ve Addison çiftinin ise bu köşke tatil için gitmeleri üzerine, Addison burada geçmişte yaşanan bu olayları merak edip araştırmaya başlar ve aynı zamanda Addison'ın Rex'ten sakladığı bir de geçmişi vardır.
Anlayacağınız kitap da birsürü olay var hepsi farklı bir tat ve merak veriyor insana. Kesinlikle okuyun derim. Çok çok güzeldi.
Düşünün ki robotların yaşamda aktif yer aldığı, uçak taksilerinin olduğu, kıyafetlerin rengini sadece bir düğmeyi çevirerek değistirebildiğiniz, her şeyi bir akıllı bileklikle yönetme imkanı bulabildiğiniz bir ülkede yaşıyorsunuz, Ramanis Cumhuriyeti. Bu kadar gelişmiş ve teknolojik bir ülke olmasına karşın iktidarın bencil olduğu, sadece kendi çıkarlarını gözettiği, insanların özgürlüklerini kısıtlayan (özellikle de kadınların) bir devletin bir yandan da ülkesine verdiği tonlarca zarar var.. Bu zararlara karşı gelen muhalif grup ve iktidar arasında ki çatışmaları konu ediniyor. Kitabın konusuna bakılınca gerçekten ilgi çekiciydi fakat okurken arada bi sıkıldım. Okuduğum zamanlama yanlıştı belki de bilemiyorum.
Okurken bazı hatta çoğu yerde tanıdık çok şey buldum yaşamımıza dair, sizin de bulacağınızı düşünüyorum. Düşünmeye sevk eden bir yanı var kitabın. Sonuç olarak genel anlamda güzel bir bilim-kurgu kitabıydı bi şans verilebilir bence.🕊
Victor, idam cezasına karşı biri olarak idamın kaldırılması gerektiğini, işlenen suç ne olursa olsun hiçbir insanın böyle bir cezayı haketmediğini ve insanların cezalandırılması yerine iyileştirilmesi gerektiğini savunuyor. Ben eseri okurken çok fazla etkilendim. (spoiler) Kitabın içeriğinde geçen şu kısım "Kürek cezasına çarptırılmış bir insanın cezasını çekip özgürlüğüne kavuştuktan sonra artık iyi bi insan olarak, düzgün bir iş bulup çalışarak hayatını geçireceğini söylüyor. Çalmadık kapı bırakmıyor fakat artık o kürek cezası almış bir damgalı olduğu için kimse iş vermiyor, herkes ona kötü gözlerle bakıyor. Daha sonra açlığa dayanamayacak hale gelince fırından gizlice ekmek almaya çalışıyor ve yakalanıp tekrardan cezaya mahkûm oluyor sonrasında ise önceki halinden daha kötü bi insana dönüşüyor." İyileşmeye çalışan bi insanı hep bir elden tekrar kötülüğe atmış oluyorlar. Günümüzde de buna benzer çok olay var bence.. Ve bir başka idam mahkûmunun geride kalan ailesi, idam edileceği güne kadar yaşadığı hisler, düşünceleri.. Eser bütün olarak çok güzeldi, sevildi
Kitabı okurken üslubu (argo) başlarda biraz rahatsız etse de, Alex ve çetesinin yaptığı acımasız şeyleri okurken bi yandan "nasıl yaaa" diye tepkiler verip sinir olsam da ilerledikçe kitap akmaya başlıyor. Tavsiye edilir, sevildi