Yaşam bir yılandır. Onlar da aynı Firdevs. Yılan, senin yılan olmadığını anlarsa sokar. Zehirli iğnelerin olmadığını bilirse hayat seni bir lokmada yutar.
Farandol yapa yapa yorgunluktan bitkin düşerek duvara yaslanan bir dansçıya bir papaz adayı şunu vaat ediyor: ‘’Dans ettin. Cennette sana verilen paydan düşülecek bu.’’ Suçlanan dansçı karşılık veriyor: ‘’Oo, cehennem burada. Öbür taraftaki beni o kadar korkutmuyor.
Zenginler dünyanın en çok dışlanan azınlığıdır. Herkes zenginlerden gizli veya açık biçimde nefret eder, çünkü herkes onlara gizli veya açık biçimde imrenir. Ben bayılırım zenginlere. Birilerinin onları sevmesi şart. Evet, gerçi zenginlerin çoğu eşektir, ama inan bana, fakirlerin de pek çogu eşektir zaten. Parası olan bir eşek, en azından içtiği içkinin parasını kendi ödeyebilir.
Şu tanrılarda da amma mizah anlayışı vardı, öyle değil mi? Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa, o insan kaderini tanrıların eline bırakırsa, o zaman tanrılar zayıflığının cezası olarak alay ederlerdi işte onunla. Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan, hangi yanlış limana vardığına şaşırmamalısın.