… Sonra bana döndü: “Too many cats in Turkey… Not killed, nor fed,” dedi. “Türkiye’de çok kedi var, ne kimse öldürüyor, ne kimse yemek veriyor!” Hepsi gülüştüler. Baba ağır ekledi:
— Bizde sürgün de öyledir, dedi, ne öldürürler, ne yemek verirler.
…
Duvarında ressamı, dilinde şiiri, kitaplığında romancısı, üniversitelerinde bilim adamı bulunmayan bir görgüsüz sınıf… Hilton’da düğün yapıp, göbekçinin külotuna banknot sokuşturmaktan başka zevki olmayan, kasaba hovardalığıyla play-boy mukallitliğinde ömür tüketen; çarpık, zevksiz, renksiz, utanç verici bir sınıf Türkiye’nin yazgısına egemen bugün… (İlhan Selçuk, ‘’Görgüsüz Sınıf’’, Cumhuriyet, 1 Mart 1975)