Bütün o ateş ve korkudan arınmıştım. Şaşılacak kadar sakindim. Sırça fanus başımdan bir metre kadar yukarıda asılı duruyordu. Artık hava alabiliyordum.
Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde,
Paris’te bir sokak kafesinde ya da Bangkok’ta hep aynı sırça fanus’un içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.