Betül

9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 22:21
Baş karakter Seher’in Santiago’ya, oradan da “Dünyanın sonu” denen Finisterre’ye, Kader’le buluşmaya gitme yolculuğunu okuyoruz. Nermin Yıldırım bence kendine ait bir tarzı olan yazar. İlk defa okuduğum bu kitabında başta bir alışma sürecim olsa da sonra neredeyse kilitlendim. Kitap o kadar derinlikli, psikolojik tahlilleriyle, Seher’in yolculuğu boyunca geçmişinin hikayesini adım adım göstermesiyle, içsel hesaplaşmalarıyla o kadar gerçek ve derin ki. Cidden o adımları siz de atıyor, o yolda siz de yürüyor gibi hissediyorsunuz. Ben sonlara doğru yolculuk biteceği için üzülürken buldum kendimi. Yer yer karamsar olsa da sizi içine çekiyor ve ‘Şimdi ne olacak?’ Diye sorgulatıyor. Özellikle son sayfalarda Seher’in yaşadığı o hesaplaşmayı okurken gözyaşlarımı tutamadım. Nermin Yıldırım artık uzun süre okuyacağım bir yazar olacak.
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçimizdeki Şeytan her şeyin sorumlusu mu?
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 21:03
Sabahattin Ali ve onun duyguları, iç dünyayı insanın içine işleten kalemi… Psikolojik alt yapılarıyla, toplumsal ve bireysel eleştirileriyle, sıradan bir aşk romanının çok ötesinde olan kitabı İçimizdeki Şeytan. Bu kitabı çok seviyorum, her okuyuşunuzda farklı yerden yakalıyor sizi. Okurken o dünyanın bi parçası oluyorsunuz; üzüyor, sinirlendiriyor, hissettiriyor kısaca. En sevdiğim karakter Macide oldu. O ve onun anlam arayışı, kendi gibi olanı bulmaya çalışırken yaşadığı sorgulamaları, aşkı, sabrı, 1940’lı yıllarda kadın olarak verdiği yaşam mücadelesi. Bir diğer baş karakterimiz Ömer, tam bir düşünür ve hayalperest. Onun hakkında sayfalarca yazılır çizilir ben de düşüncelerimi buraya sığdıramam ama özetle aşk gibi hayat da bizden eylem ve çaba ister. Eylemlerimizin sorumluluğunu almak bizi biz yapar. Kitabın sonunda bunu anlasa da sonrasında sürdürebildi mi acaba diye düşündürdü beni. Genel olarak Türk edebiyatına ilgi duyan çoğu kişi Kürk Mantolu Madonna gibi bu kitabı da görmüş ve okumuştur ama bence hala okumayan varsa şans vermeli. (Kürk Mantolu Madonna’yı da çok severim ama sanırım favorim bu kitap )
2026 Okuma Raporları
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 14:29
Okumaya başlarken beni bu kadar etkileyeceğini tahmin etmemiştim. Nietzche ve Dr. Breuer’in dostluğu, paylaşımları, adım adım kurulan güven ve bağlılığı görmek çok güzeldi. Kitapta Nietzche’nin düşünce yapısı ve cümleleri, ayrıca yazarın yaptığı çıkarımlar çok keyifliydi. Altını çizerek, notlar alarak keyifle okudum ve yazarın başka kitaplarını da okuyacağım.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
7/10
·160 syf.··
2025 5. kitabı
öncelikle yazarın ilk okuduğum kitabı. yazılış biçimi, olayları olduğu gibi anlatışı, arada beliren paragraf içindeki fikirler, diğer karakterlerin düşüncelerinin verilmesi farklıydı ve okurken benim hoşuma gitti. akıcı, sürüp giden bir kitaptı. sanırım ödev içindi, lise yıllarında okumuştum ama hiç hatırlamıyordum. ama bu sefer okuyup karakterin 28 yaşında olduğunu gördüğümde şaşırdım. şu an tam 28 yaşındayım ve ilk okuduğum yıllardan aklımda çok büyük biri kalmıştı. aslında bu yaşlarda hepimiz C gibi arayışlardayız. hepimiz hayatta ne istediğimizi, ne yapacağımı düşünüp koşturup duruyoruz. tabi onun durumu biraz daha farklı. en belirgin özelliği farklılık isteği. basmakalıp her şeyi bayağı ve anlamsız buluyor. toplumda yer etmiş düşüncelerden, hareketlerden, sıradan olan her şeyden kaçıyor. tam tersi olmak istiyor. bunun için de kendini dışlıyor, yalnızlaştırıyor. kendi içinde de insanları dışlıyor. ilerleyen bölümlerde anlıyoruz ki -sarhoş olduğunda içindekini olduğu gibi anlatıyor- tutanağı sevgi. onun gibi düşünen, onu olduğu gibi anlayacak, ona gerçek sevgiyi verecek o kişiyi arıyor. onu bulduğunda her şeyin anlamını bulacağından emin. oluşturduğu bu yalnızlığı o bir kişiyle giderecek. başka kimseye gerek kalmadan, başkalarına benzemeden yaşayacaklar. amacı bu ve bunun peşinden gidiyor. anladığım kadarıyla o kişi de B. en çok dikkatimi çeken B nin de C gibi sokak isimlerinin veriliş hikayesini düşünüyordu. B ile kitapta sürekli teğet geçiyorlar. ama aslında tezat olan kısım da şu, kendini yalnızlaştırdığı için B ile hiç karşılaşamadı aslında. Sadık onu eve çağırdığında gitseydi, tanıştırdığında başka şeylerle meşgul olmasaydı çoktan bulacaktı onu. diğer insanlardan kaçması Byi bulmasını da zorlaştırdı. insanları yenilikten korkmakla, alışmakla suçluyor.
2025 Okuma Raporları
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771,1bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bir Ölünün Defteri, incelikle yazılmış bir kitap. Açıkçası eski diline ve onların günümüz karşılığını takip ederek okumaya bir müddet alışmam gerekti, ama buna rağmen oldukça akıcıydı ve sıkmadan bir çırpıda bitti.. En etkilendiğim ve aklımda kalan yerleri yazacağım daha sonra okuyabilmek için ve açıkçası bu kitabı okurken bu kadar hayattan ve düz yazılmış gibi gelen sahnelerin beni bu kadar etkileyebileceğini tahmin etmemiştim. Meğer ne çok sahne varmış diyorum şimdi. Vecdi halasının fikrini Hüsam’la paylaştığında Hüsam’ın uzak memleketinde olmasına rağmen apar topar gelmesi, ama Nigar’a duyduğu aşktan dolayı üzüntüden hastalanması. Buna rağmen dostuna hiçbir şey belli etmeyip destek olması. Ve bu konudan sonra bir daha Nigar’ı görmeye gitmemesi oldu. İki çok yakın arkadaş her zaman birbirlerinin mutluluğunu kendilerinin önünde tuttular. Vecdi’nin bir süre sonra konuşmasa da Nigar’la Hüsam’ın arasındakileri hissetmesi, içten içe Hüsam’a kızması bazen, ama yine de yemekte konuyu açıp Nigar’ı konuşturması. Hatta o akşam odasında Nigar’a hiçbir şey belli etmeyip onu ağlatması. En yakın arkadaşıyla kavuşması için. Vecdi’nin annesinin ölümünden beri açık açık yazılmasa da hissettiği yalnızlık. Artık sevdiği kadını da görmek ona acı verince bir şekilde hayattan tamamen adım adım vazgeçmesi. O savaş meydanında anıları aklına gelirken annesini öptüğü, bahçede mutlu gezdiği zamanları düşünmesi. Nigar ve Hüsam’ın çocuklarının ondan kolundan dolayı korktuğunu ve yaklaşmadıklarını anlaması. Hüsam’ın defteri okurken üzüntüyle nasıl anlamadığını düşünmesi, anlasa ne yapabileceğini bilememesi. Vecdi’nin en sonunda sıradan bir akşam vakti ölmeye karar vermesi….
2025 Okuma Raporları
Bir Ölünün DefteriHalid Ziya Uşaklıgil · Dergah Yayınları · 20172,193 okunma