Tıpkı Lotus Çiçeği gibi...
Bazı çiçekler güneşte açar, bazıları ise fırtınadan sonra... Hayat bazen bizi en zor yollarla sınar. Yorulduğumuz, düştüğümüz, vazgeçmek istediğimiz anlar olur. Ama insanın gerçek gücü, hiç düşmemesinde değil; her düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmesindedir. Çünkü en güzel hikâyeler kusursuz başlangıçlardan değil, sabırla verilen mücadelelerden doğar. Bugün geriye dönüp baktığımda yaşadığım her zorluğun bana bir şey öğrettiğini görüyorum. Her kırgınlık biraz daha güçlendirdi, her bekleyiş biraz daha olgunlaştırdı. Bu yüzden artık geçmişime kızmıyorum. Çünkü beni ben yapan şey, sadece mutlu günlerim değil; karanlıktan çıkmayı başardığım günlerdi. Ve ben, ne yaşarsam yaşayayım, yeniden filizlenmeyi seçiyorum. 🌿
Hey gidi günler… Ne günlerdi!
Hey gidi günler… Ne günlerdi! Yalnızca O’nu anmak vardı. Sadece hizmet etmeyi düşünmek vardı. Yürekler hassastı; diller az konuşurdu. Gözler yabancıya karşı perdeli, eller ve ayaklar ise bir coşku ve şevkle yarınları aydınlatma gayretindeydi. Zihinler, “Müslümanların derdini nasıl hafifletebilirim?” sancısıyla zonk zonk zonklardı. Çevredeki insanların küçümseyici ve anlamayan bakışlarına tahammül hat safhadaydı. Şimdi ise bütün bunların yerini şişmiş, tok nefisler; düşünemez hâle gelmiş, dumura uğramış beyinler aldı. İnsanlığı kaderiyle baş başa bırakıp “Zaten hak ettiler.” küstahlığına girenler; Müslümanlara karşı, düşmana duyulması gereken kini, buğzu ve cedeli duyanlar aldı. “Acaba koynumda hangi güzel hûrî yatar?” mülahazaları aldı. Nefsimi kudret elinde bulunduran Allah’a yemin olsun ki; beni hiçlikten çıkarıp bana bir ruh, bir karakter vermeyi, inkişafımı sağlamayı ve beni serfiraz etmeyi hak etmemiştim. Fakat ben, elime aldığım balyozla bütün bu güzel hasletleri tek tek, sanki bir canavarmış gibi, sanki kendi hakkımmış gibi toza dumana kattım. Kendimi kendi elimle rezil ettim. Allah’ım, ümidimi kesmedim. Allah’ım, ümidimi kesmedim. Ben Senden razıyım. Ne olur, Sen de bizleri kıyamet günü bu rezilliklerle yargılama!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
" Eskiye dönüp ne güzel günlerdi demeyeceğim, daha güzelini yaşayacağım."
Bugün yine yürüdüm seninle konuştuğumuz sokaklarda... Her köşede bir hatıran vardı. Ne güzel günlerdi; telefonumu heyecanla beklerdin, sesimi duyunca mutlu olurdun. Beni öyle içten, öyle güzel severdin ki... Şimdi geriye sadece anılar ve özlemin kaldı." EE
O Günler
Ne varsa her şey hatırımda Sanki daha dünmüş gibi Senden gelen senin olan Ne varsa her şey hatırımda Ay o günler, o günler Şimdi yabancı gibiler Bir günlük mutluluğa Bir ömür alıp gittiler Ne günlerdi ah o günler Bir daha dönülse Şu yalancı dünyaya Bir ömür verirdim ben yine Seninle bir günlük mutluluğa Ferdi Özbeğen open.spotify.com/track/4FarJFfxn...
Müzik

KerZeY35

@kerzey35
·
Ey eski günler artık bana yaklaşmayınız, Ey hayaller, vurmayın kalbimin sert taşına. Bütün bir hayat bile değmez bir göz yaşına, Ruhumun dalgaları, köpürüp taşmayınız. Sabahattin Ali
Şiir
AŞK MIYDI İLHAN İREM’İ SONSUZ KILAN…
Babam, bana İsveçli müzik topluluğu Abba grubunun “i have a dream” şarkısını aç, derdi. Ben de onun gençliğine yolculuk yaptıran bu şarkıyı severek açardım. Sonra İlhan İrem, Barış Manço, Cem Karaca, Ali Ekber Çiçek dinlerdik. İlhan İrem sevgisi çocukluğumdan aşılanmıştı bana. Lisede aldığım ilk kaset “Best of Tanju Okan Bir Zamanlar” albümü olmuştu. Üniversite yıllarımda sevdanın derinliğinde, bir ayrılık akşamında en çok İlhan İrem ve Fikret Kızılok şarkılarında teselli bulurdum. Sarıyer’e atandığımda uzaklardan dinlediğim İlhan İrem’in konserlerinin olduğunu öğrenince nostalji apartmanının sakini olmamdan heyecanlandım. İki defa Harbiye’de, bir defa Zorlu Center’da arkadaşlarımla konserine gittik, onu dinlemenin farkındalığını yaşadık. Konser esnasında verdiği anlam dolu toplumsal iletiler, onun duruşunu ve özgünlüğünü, özel bir sanatçı olduğunu bizlere derinden hissettiriyordu. Harbiye konserinin birinde bir İlhan İrem sevdalısı, benim için “bezgin” diye bağırır mısın dedi, ben de bağırdım tüm gücümle ve o an “Bezgin” şarkısını söyledi İlhan İrem. Dinleyicilerin çoğu, kızları ile bu özel konsere gelen annelerden oluşuyordu, İlhan İrem sevgisinin kuşaklar arası olduğunu anlıyordum çünkü aşkın en güzel yaşandığı zamanlardan, şarkılardan geliyordular şimdiki zamana… Her yıl bir konser veriyordu. Bir sonraki konserinin Bursa Kültür Park’ta olduğunu öğrendim. Görele ilçesinde Nihat Gürel Anadolu Öğretmen Lisesinden ilk öğrencilerimden İngilizce öğretmeni Ümit Demet’in Bursa’da okuduğunu hatırlayıp onu aradım. Ümit, sevgilin var mı? Evet, hocam. O zaman daha iyi. Sana biletleri alman için yolluyorum. İlhan İrem konseri var…Hocam sen Bursa’da değilsin ki… Sorun değil kardeşim, yarın oradayım… Kabataş açıklarında bir saate yakın sağanak yağmur altında tarihi çeşmenin
Müzik