9/10
·440 syf.··
2026 57. kitabı
Selam Bugün sizlere @juno_kitap etiketiyle çıkan, Su Akar kaleminden #Gelgit kitabı ile geldim. Farklı bir konuyu ele alması ve sürükleyici anlatımı sayesinde kitabı elinizden bırakmanız neredeyse imkânsız. Yazarın kalemiyle ilk kez tanışmış olmamın yanı sıra yayınevinden de ilk okumam oldu. Ayrıca kitabın baskı kalitesine de hayran kaldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Gelelim kitabımıza... Sırma, babasının göz bebeği olmasına rağmen kendini bir anda zoraki bir evliliğin içinde bulur. Evleneceği kişiyi tanımıyor olması, onun hakkında hiçbir şey duymadığı anlamına gelmez. Evlilik yapacağı kişinin ailesinin zenginliği ve karanlık dünyası herkes tarafından bilinmektedir. Sırma'yı en çok şaşırtan ise babasının bu evliliğe nasıl izin verdiğidir. Her şey yolunda giderken işlerinin bir anda bozulması, yılların emeğinin ve itibarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, babasını kızını bu evliliğe zorlamak zorunda bırakmıştır. Ancak sayfaları çevirdikçe onun da ne kadar çaresiz kaldığına tanık olacaksınız. Evlilik yapmak başlı başına bir sorun değildir; fakat evleneceği kişinin 28 yaşında olmasına rağmen kendini 6 yaşında sanması işin en zor kısmıdır. Sırma tüm itirazlarına rağmen ailesine olan bağlılığı ve düzenlerinin bozulmaması için Aras ile evlenir. Aile, bu evliliğin Aras'a iyi geleceğini düşünerek onlar için ayrı bir ev bile açar. Sırma, Atasoy ailesinin sırlarla ve gizemlerle dolu dünyasına adım attığında, neden özellikle kendisinin seçildiğini öğrendiğinde aslında yaşadığı birçok şeyin de sahte olduğunu fark edecektir. Mehmet Atasoy'un otoriter tavırları, Çiğdem Hanım'ın ona hiç karşı çıkmaması derken bu sert aile yapısının ardında mutlaka bir sebep olduğunu hissediyorsunuz. Sırma, Aras'a duyduğu merhametin yanına zamanla sevgisini de ekler. Aras'ın neden
2026 Okuma Raporları
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202629 okunma
Puan vermedi·330 syf.··
2026 17. kitabı
Bence Zülfü Livaneli’nin en iyi kitabı kitabı iki günde bitirdim .Kitabı ilk elime aldığımda bir biyografi zannettim  fakat öyle olmadı her sayfasını çevirdiğimde acaba ne olacak diye merak ettim ,  on kere de okusam sıkılmayacağım kitaplardan birisi oldu bence herkes okumalı o heyecanı ,o merakı ve zevki tatmalı. O kadar kitapta çizilecek cümleler var ki bir kaçını incelemenin içine dahil edeceğim; Bazen insan o kadar eziliyor ki ,öfke bile duyamaz hale geliyor. Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·126 syf.··
2026 4. kitabı
"Genç Werther'in Acıları bana yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmadı. Aksine, insanın kendi içinde verdiği savaşları, yalnızlığını ve özlemlerini gösterdi. Werther'in yaşadığı şey bana karşılıksız aşktan çok, kendi duygularının ağırlığı altında ezilmesi gibi geldi. Sevdiği kişiyi gördüğünde bile mutlu olmaktan çok, ona ulaşamamanın verdiği acıyı yaşıyor. Toplumun kuralları, insanların beklentileri ve kendi iç çatışmaları arasında sıkışıp kalıyor. Bu yüzden kitap bana bir aşk romanından ziyade, insanın içindeki boşluğu sevgiyle doldurmaya çalışmasının ve bunu başaramadığında nasıl yavaş yavaş tükenebileceğinin hikâyesi gibi hissettirdi. Werther'i mahveden şey yalnızca aşk değil, onun yalnızlığı, hassaslığı ve kendi düşüncelerinin içinde kaybolmasıydı." "Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum; çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!"
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:55
​ Ayşe Şasa - Bir Ruh Macerası ​"Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti... Varoluşuna sahih bir neden bulamayan insan; bilsin yahut bilmesin korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hali, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım... Allah hepimizi ve özellikle yeni nesilleri böylesi azaplardan esirgesin..." ​Ayşe Şasa'nın hayatını anlattığı bu kitap, yine çok derin duygular ve dersler içeriyor. Kitapta yazarın çocukluğundan, genç kızlığından, ailesinden, evliliklerinden ve en önemlisi de sevgisizlikle geçen çocukluğunun sonucunda yaşamak zorunda kaldığı o korkunç yıllardan bahsediliyor. Bu zorlu sürecin ardından yatırıldığı akıl hastanesini ve sonrasında yaşadığı müthiş değişimi hayranlıkla okuyoruz. ​Yaşayıp büyüdüğü topluma hiçbir zaman kendini ait hissetmeyen Şasa, hayatı boyunca hep bir arayış içindedir. Bir varoluş mücadelesiyle kendi özüne ulaşmak için çabalarken, bir yandan da sinema sektöründe var olma mücadelesi vermektedir. Nitekim yaşadığı büyük buhran sonucunda gözlerini bir akıl hastanesinde açar. İşte tam o noktada, kendisinde eksik olan o şeyi bulur: Çözüm İslam’dadır. Kul "Bittim" demiştir, Allahü Teâlâ ise "Yettim" demiştir. Böylece Ayşe Şasa kendi özüne iner ve kendisinden yepyeni bir Ayşe Şasa inşa eder. ​Daha fazla detaya girmek isterdim; hatta bu kitap ve yazarın yaşadıkları üzerine saatlerce konuşabilir, sayfalarca yazabilirim. Ancak en güzeli, bu serüvene sizlerin bizzat şahit olması. Çünkü genellikle bu denli büyük bir boşluğa düşen insanların sonu ne yazık ki intihar oluyor. Fakat Ayşe Şasa bunun aksini kanıtlıyor; maneviyatımızı ve inancımızı güçlendirirsek kurtulabileceğimize inanıyor. Gerçek kurtuluşun inanmakta ve İslam’da olduğunu gösteriyor. Ne mutlu ona... ​Keyifle okudum,
Bir Ruh MacerasıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 20223,035 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 90. kitabı
#KübranınKitabı Merhaba kitap dostlarım Bugün sizlere yine severek okuduğum bir kitapla geldim. Emine Işınsu’nun kalemine zaten hayranım ama bu kitapla birlikte bir kez daha neden bu kadar sevdiğimi anlamış oldum. Her kitabında olduğu gibi yine beni içine çeken, hem düşündüren hem de keyifle okutan bir eserdi. Tarihi sade ve akıcı bir dille anlatması kitabı çok daha özel kılmış. Kısa olmasına rağmen dolu dolu bir okuma sundu. Sayfalar ilerledikçe hem öğrendim hem de büyük bir keyif aldım. Bilge Kültür Sanat benim en sevdiğim yayınevlerinden biri. Şimdiye kadar yayınevinden okuduğum birçok kitap harikaydı ve bu kitap da beni yanıltmadı. Emine Işınsu’nun kalemine bir kez daha hayran kaldım ve kalan tüm kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Benim için çok güzel bir okuma oldu. İyi ki okudum diyorum ve özellikle genç okurlara gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Siz Emine Işınsu’nun kitaplarından okudunuz mu? Ya da Bilge Kültür Sanat’tan en sevdiğiniz kitap hangisi?
Ne Mutlu Türküm DiyeneEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 201762 okunma
Butimarın bizi tarumar ettiği anlar
9/10
·390 syf.·
2026 106. kitabı
Yazarın daha önce okuduğum Dünyasızlar kitabında final havada kalmış ve bir boşluk hissi yaratmıştı. Bu kitapla ilgili de beklentim çok yüksekti. Hatta ilk elli sayfada bir pskiyatrın iç dünyası bize öyle güzel anlatıldı ki, o anlarda sanki kahramanın iç dünyası bana ayna gibi yansıtıldı gibi hissettim. Bir psikiyatristin, kafa yapısını gözlemlemek için bir kara çarşaf giyip İstanbul'da bile gezmeyi deneyimlemiş ve taksicilik yapmış. Bu gözlemler sayesinde bu bölümleri bize çok güzel aktarmış. Butimar karakterinin kusursuzluğunu da ismini aldığı deniz kuşunun masumiyetiyle bağdaştırmıştır. Psikiyatristin hayatından sonra Yusuf'un hayatına dalıyoruz. Butimar'a olan aşkıyla nasıl yollara girdiğini okuyoruz. Yusuf'un hayatında öyle güzel dostları var ki, o dostların hikayeye etkisi oldukça fazla, yazar burada Yusuf'un simya tutkusunu da işlemiş. Bu tutku onu nasıl yönlendirmiş adım adım anlatmış. Karakterin inatçı tutumu kitapta en belirgin faktör oldu ve yaşamını etkiledi. Kitaptaki dostluk ilişkileri bazı yerlerde bencillik ile sınandı. Aşk, sürekli anlatılarak gerçeklikten koptu. Hatta kitapta aşkın yürekte saklanıp dillendirilmemesiyle ilgili bir öykü var.Bir Japon masalı ve Azerbaycan halk efsanesi var, bazen mistik bir atmosfer yaratılmış, okuyucu biraz farklı bir yolculukla kendini masalsı bir paradoksun içine itelenmiş. Fakat bu yolculuğun boğucu bir labirent gibi kafa karışıklığı yaratacak olması onu da çok etkilememiş. Bunu yazarın küçüklüğünden beri zamanda yolculuk hayali olmasına ve bunu romanlarında kullanmak istemesine bağladım. Herkes bu kitaptan istediğini alsın,herkes kafasında bir son yazsın istemiş. Bazı yerlerde okuyucunun yorulacağını, bazı kelimelerin çıkmaz bir sokağa gireceğini bilse de gizem yaratmak istemiş. Bunu da yazarın farklı ve özgün
ButimarKaan Murat Yanık · Kapı Yayınları · 20156bin okunma