Sümeyra

Doğrusu istenirse o küçük bir talihti, fakat bu küçük talih büyük bir ruha eklenmişti. Bilmem ki böyle bir tezadın ürpertmeyeceği bir düşünce var mıdır? ... O başka bir yıldıza doğmuş kadar bu toprağın hesaplarına, zaruretlerine yabancıydı.
Sayfa 21·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Abdullah Efendi kapıdan çıkmadan evvel oturduğu sandalyeye baktı. Kendisine çok benzeyen bir gölgenin orada uyuduğunu gördü. Tecrübesinde muvaffak olmuştu. Yavaşça bir parmağını dudağına götürerek şaşıran garsona, "Aman uyandırmayın, sonra gelir alırım..." dedi.
Sayfa 23·Kitabı okudu

Sümeyra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·133 syf.·
15 günde okudu
·
2024 6. kitabı
Bilge Karasu
8.1/10 · 582 okunma
Bir arkadaşım vardı. Yedi yıl önce kendini öldürdü. Yazın son sıcak günlerini, yağmur altındaki ormanın umutsuz ağlayışını unutamam. "Ama ben" diyor yaralı kuş, "harika tarlalar bilirim. Onlara ulaşabilseydin eğer, yüreğini unuturdun. Orada çiçek yoktur, otlar bayrak gibi dalgalanır, bu mutlu tarlalar uçsuz bucaksızdır. Şunları söylemen yeter: "Huzur toprağında istirahat etmek isterim." "Evet, biliyorum. Ama bir gölge geçecek. Bir resim, bir şiir, bir ezgi." "Öyleyse dağlara çık" diyor kuş, "bırak ben öleyim. Üzülmene dayanamıyorum. Hareketlerinin hüznüne, kül rengi akarsulara, çamur tarlalarında ilerleyen hüzne."
Sayfa 118·Kitabı okudu
"İri yarı ve ağırdım" diyor. "Akşam olduğunda insanlar üzerlerine düşen gölgemden korkardı. Ben de gökten yağan bombalardan korkardım. Çok uzaklara uçar, tehlike geçince dönüp cesetlerinin üzerinde uzun uzun süzülürdüm. Ölümü severdim. Ölümle oyun oynamayı severdim. Dağların karanlık tepelerine tünerdim; kanatlarımı kapatıp bir taş gibi kendimi boşluğa bırakırdım. Ama bu düşüşü sonuna kadar götürmezdim. Hala korkarım. Yalnızca başkalarının ölümünü severdim. Kendi ölümümü sevmeyi çok sonradan öğrendim, çok sonra. Kuşu avuçlarımın arasına alıyorum, okşuyorum. Kanatları kırılmış. "Yürekleri kırılan dostlar asla geri dönmez" diyor. "Şehre git. Orada hala ışık var. Yüzünü solgunlaştıracak bir ışık var orada, ölüme benzeyen bir ışık. Aşkı bilmedikleri için mutlu olan insanların olduğu yere git. O kadar doygundurlar ki, ne birbirlerine ne Tanrı'ya gereksinim duyarlar. Geceleri kapılarını sıkı sıkı kilitleyip hayatın geçmesini sabırla beklerler."
Sayfa 69·Kitabı okudu