Bir arkadaşım vardı. Yedi yıl önce kendini öldürdü. Yazın son sıcak günlerini, yağmur altındaki ormanın umutsuz ağlayışını unutamam.
"Ama ben" diyor yaralı kuş, "harika tarlalar bilirim. Onlara ulaşabilseydin eğer, yüreğini unuturdun. Orada çiçek yoktur, otlar bayrak gibi dalgalanır, bu mutlu tarlalar uçsuz bucaksızdır. Şunları söylemen yeter: "Huzur toprağında istirahat etmek isterim."
"Evet, biliyorum. Ama bir gölge geçecek. Bir resim, bir şiir, bir ezgi."
"Öyleyse dağlara çık" diyor kuş, "bırak ben öleyim. Üzülmene dayanamıyorum. Hareketlerinin hüznüne, kül rengi akarsulara, çamur tarlalarında ilerleyen hüzne."