Nedac

Ama başının üzerinde hiçbir şey görmeye alışık olmayan bir çocuk için, hayal bile edemediği yıldızlı bir gökyüzü ne ifade ederdi ki? Gözlerini yukarı çevirip baktığında beton bir tavan ya da kablolarla borulardan oluşmuş küflenmiş bir labirent yerine, üzerinde aniden açılıveren koyu mavi bir zemini görmek, nasıl bir duygu olabilirdi? Ve yıldızlar! Hayatında hiç yıldız görmemiş bir insan sonsuzluk nedir hayal edebilir miydi?
Sayfa 47
Alıntı
Reklam
Kendimizden yoksunsak, elbette her şeyden yoksun kalıyoruz. Sana yemin ediyorum, zaman zaman keşke günlük işçi olsaydım diyorum, en azından sabahları uyandığımda o güne dair bir ümidim, bir arzum, bir beklentim olurdu.
Sayfa 51 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey, aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı?
Sayfa 49 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
"Hayatın aslında tatlı sıkıntılarından kurtulmaya karar veren bir insana acaba değişik bir açıdan bakmak mümkün mü diye bakalım. Zira yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili konuşabilme onuruna sahibiz."
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
"Ah siz akıllı insanlar! Tutku! Sarhoşluk! Delilik! Empati kurmadan, orada öyle rahat rahat oturun, alkoliği eleştirin, aklını kaçırmıştan nefret edin, bir rahip gibi yanından geçip gidin ve sizi onlardan biri yapmadığı için Ferisi gibi Tanrı'ya şükredin."
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam