"Ona ne söylesem onun kokusunu alıyor isterse. Ne dinler ne de konuşur.
Yeni taktıkları bu adın da kokusunu alabilir mi? Talihsizliğin kokusunu alabilir mi?
Ne diye talih ile uğraşsın bilmem ki? Ona ne kötülüğü olur.
Talihine bir yardımı olmayacaktı da ne diye değiştirdiler adını?"
Çünkü babam saatler zamanı öldürürler demişti. Zaman demişti küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır.
Gelişigüzel yapılmış bir saatin üstünde bulunan mekanik bir yelkovanla akrebin durumunu hiç durmadan düşünmek aklın çalışmasını gösterir demişti babam.