DRAIN GRAY'İN PORTRESİ
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:56
Dorian Gray'in Portresi Merhaba hissedenler, şimdi de size #ürkünçhikayeler #oscarwilde 'den #doriangrayinportresi kitabıyla geldim. Bir insanın başına kendi portresi yüzenden en fazla ne gelebilir ki? Dilediği Dilek mi? Basil Hallward'ın yaptığı son portre, bu zamana kadar yaptığı en güzel portredir. Ancak portrenin sahibi Dorian Gray, bir daha asla bu portredeki hâli kadar genç ve yakışıklı görünmeyeceğini anlayınca, içinden korkunç bir dilek geçirir. O andan itibaren, Dorian dışarıdan güzel görünen ama içi kötü bir adama dönüşür. Hiçbir şeyi umursamadan hayatını yaşar. Ancak yaptığı hatalar onun peşini bırakmaz. Neden yaptığımız şeylerin değerini sonradan anlarız? Bazı dileklerin, duaların nasıl ve neden istediğimize dikkat etmeliyiz, yoksa sonradan bunun için çok pişman olabiliriz.. Çocuklarda da çok güzel bir etki olacağını düşünüyorum. Kitap bittikten sonra da bize sorular ve kalıcı izler bırakıyor. Yaptığımız kötülük öyle bir dank ediyor ki. Tabii ki tahmin edersiniz ki her şey olup bittikten sonra dank ediyor ve yaptığı şeyden pişmanlık duyduktan sonra o şeyi yok ediyor. Nasıl mı? Hepsi kitapta Bence çok değerli bir esermiş. Asıl halini de merak ettim. Umarım bir gün okuma şansı yakalarım. Okuyanlara, okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · The Kitap Çocuk Yayınları · 202699,3bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:38
"Direnmek yaratmaktır" düşüncesiyle yol alırım bu düşüncemin felsefi zeminde ifade edilişinin konu alan bir kitabin varlığından haberdar olunca okumak istedim. Bana dayatılan ya da kaderin karşıma çıkardığı her ne varsa yenilmek ,pes etmek yerine direnmeyi secenlerdenim. Sabretmenin tepkisiz ve etkisiz kalmak degil diri kalarak dayanabilmek oldugunu düşünürüm. Kendi duruşumu yaşama yansıtmanın yolu direnmektir. Böylece hayata kendi dokunuşu mu yapmış olurum. 22 Haziran 1919 da Amasya Genelgesinde yer alan “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” M. K. Atatürk Bu söz benim yol göstericim olmuştu. Beni ayakta tutacak olan benim azim ve kararlılığımdı. Dayanıklılık başlangıçta aklıma gelmeyen yeni ufuklar açılmasına da neden olduğunu gözlemledim yolculugumda. Bunun bana hediyesi ne? diye sorarım köşeye sıkıştığımda Kitaba gelirsek; Kitabın Arka Kapaktan bir bölüm aktarmak istedim. "Son on, yirmi yıldır dünyada kapitalizme karşı alttan alta gelişen saldırı hareketini "küreselleşme-karşıtlığı"yla ifade etmek ya da bununla sınırlamak yeterince açıklayıcı olamamaktadır. Direnmek, Yaratmaktır’da filozof Miguel Benasayag ile gazeteci Florence Aubenas, çeşitli örneklerden yola çıkarak bu hareketin özgün bir analizini sunuyorlar. Filozof Gilles Deleuze de "Yaratmak direnmektir" diyerek sanat ve felsefe ile otoriteye ve tekdüzeliğe karşı en güçlü direniş biçimi olduğunu vurgulamış. "Bir kadın, 'Beni içine kapattığınız rolde baktığımda sistemi berrak bir şekilde görüyorum, ' dediğinde; yana doğru bir adım atmış olur. Onun söylemi tümelleşir . Tekilligine rağmen ya da daha dogrusu bu tekillik sayesinde, tüm insanlığın içinde yansıdığı bir ayna haline gelir.. .... 'Sizin durumunuzu bir yana koyalım, dünyanın bütünü için ne düşünüyorsunuz?'
Direnmek YaratmaktırFlorence Aubenas · Versus Yayınları · 20075 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Palto,Bir Hayat
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kısa bir tatil sırasında kaldığım otelin odasında tesadüfen Palto ile karşılaştım. Vaktim oldukça kısıtlıydı ama kitap okumadan da dönmek istemedim. Yaklaşık yetmiş sayfalık bu kısa eser, aynı zamanda okuduğum ilk Nikolay Gogol kitabı oldu. Hikâyenin merkezinde Akaki Akakiyeviç var. Hayatını zar zor sürdüren, kimseye yük olmayan, sessiz ve içine kapanık bir devlet memuru. Bizim günlük hayatta “Allah’lık” dediğimiz insanlardan biri. Ne büyük hayalleri var ne de büyük beklentileri. Onun tek arzusu, eskimiş paltosunun yerine yeni bir palto alabilmek.İlk bakışta oldukça basit görünen bu hikâye, aslında insan doğasına dair güçlü mesajlar veriyor.Benim bu kitaptan çıkardığım en önemli ders, sahip olduklarımızın değerini bilmek oldu. Çoğu zaman elimizdekileri sıradanlaştırıyor, hep daha fazlasını istiyoruz. Oysa bazı insanlar için bizim sıradan gördüğümüz şeyler, hayatlarının en büyük hayali olabiliyor. Sürekli daha fazlasını kovalamak, elimizdekilerin kıymetini unutmamıza ve bizi mutsuzluğa sürüklemesine neden olabiliyor. Kitabın bana düşündürdüğü ikinci konu ise insanların umudunu kırmamak oldu. Kimsenin hangi yükü taşıdığını, hangi mücadeleyi verdiğini tam olarak bilemeyiz. Bazen küçümsediğimiz bir hayal ya da basit gördüğümüz bir istek, o insanın hayata tutunmasını sağlayan tek şey olabilir. Akaki Akakiyeviç’in yaşadığı dram da tam olarak bunu gösteriyor.Belki de Gogol’un bize söylediği en önemli şey şu: İnsanları dışarıdan gördüğümüz hayatlarıyla değil, görünmeyen mücadeleleriyle değerlendirmeliyiz. Çünkü bazen bir insanın sahip olduğu tek şey umududur. Ve o umut elinden alındığında, geriye çok az şey kalır. Kısa olmasına rağmen etkisi uzun süren, sade anlatımıyla güçlü mesajlar veren bir klasik.
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,3bin okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 151. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere oldukça güzel ve yeni tanışmış olmama rağmen kalemini gerçekten çok sevdiğim bir yazarın eseri ile geldim sevgili @tugbasariunal kaleminden Efsaneler Çağı I Eros Geçmişten Günümüze Sevilme İhtiyacı....Merak ediyorsanız ve bu türe ilginiz varsa mutlaka tavsiye ederim. "Eros'un okları artık kalplere değil, insanın içindeki boşluklara dokunuyor. Ve o boşluk binlerce yıldır aynı soruyu fısıldıyor... Neden hep bir şeyler eksik kalıyor?... " Efsaneler Çağı serisine ilk kitabıyla başladım ve beklediğimden çok daha farklı bir okuma deneyimi yaşadım. Eros ile Psykhe'nin hikâyesi yalnızca mitolojik bir aşk anlatısı değil; insanın sevilme ihtiyacını, içindeki eksik parçaları ve kendini bulma yolculuğunu da anlatıyor. Kitap boyunca sık sık durup düşündüm. Çünkü satırlar sadece karakterleri değil, biraz da bizi anlatıyordu. Aşkın bazen birini bulmak değil, önce kendini tanımak olduğunu hissettiren bir anlatımı vardı. Kendimizi tanıdığımız zaman herşey daha doğal ve güzel ilerleme mi. Eros'un tutkusu ile Psykhe'nin dönüşümü birleşince ortaya sadece bir aşk hikâyesi değil, insan ruhuna dokunan anlamlı bir yolculuk çıkıyor. Çoğu sayfada okudum her satırda düşünmeden edemedim. Bazı kitaplar okunur kapanır. Bazıları ise okudukça düşündürür. Bu düşünmeye birde mitoloji eklenmişse eeee daha ne olsun diyorsun yazardan ilk okumam olmasına rağmen çok sevdim. Akıcı dili sayesinde sayfalar su gibi aktı. Kahvem soğudu, kafam düşüncelerle doldu zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Mitolojiyi psikolojik ve duygusal yönüyle ele alması ise kitabı benim için daha da özel kıldı. Eğer mitoloji seviyor, okurken sadece olayları değil, satır aralarındaki anlamları da hissetmekten hoşlanıyorsanız bu kitap sizi fazlasıyla etkileyebilir. Ben çok severek okudum ve serinin devamı
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202617 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 67. kitabı
Erika ve Jason, ilk çocukları Liam'ın doğumuyla birlikte mutlu ve huzurlu bir aile hayatı kurduklarını düşünürler. Liam, dışarıdan bakıldığında zeki, sessiz ve örnek bir çocuk gibi görünmektedir. Ancak zaman geçtikçe ailesi onun davranışlarında açıklanamayan tuhaflıklar fark etmeye başlar. Yaşıtlarından farklı tepkiler vermesi, duygularını beklenmedik şekillerde göstermesi ve çevresindeki insanlara karşı sergilediği rahatsız edici tavırlar özellikle annesi Erika'nın dikkatini çeker. Erika başlangıçta bunun gelişimsel bir süreç olduğunu düşünse de yaşanan olaylar giderek daha ürkütücü bir hâl alır. Liam'ın bulunduğu her ortamda açıklanamayan kazalar ve korkutucu olaylar yaşanmaya başlar. Buna rağmen çevresindeki insanlar Erika'nın endişelerini abarttığını düşünür. Bu durum, Erika'nın hem anneliğini hem de kendi akıl sağlığını sorgulamasına neden olur. Roman ilerledikçe aile içindeki güven ilişkileri zedelenir, geçmişte yaşanan bazı olaylar gün yüzüne çıkar ve okur sürekli gerçek ile yanılsama arasında kalır. Freida McFadden, her bölümde yeni ipuçları vererek gerilimi giderek artırır ve okuyucuyu farklı ihtimaller üzerine düşündürür. Son sayfalarda ise tüm parçalar bir araya gelir ve yazar, beklenmedik bir finalle hikâyeyi tamamlar. Kusursuz Çocuk, psikolojik gerilim sevenler için oldukça akıcı bir romandır. Freida McFadden'ın sade dili ve kısa bölümleri sayesinde kitap hızla ilerler. Yazar, okuru sürekli farklı ihtimaller üzerine düşündürür ve karakterlerin psikolojisini başarılı şekilde işler. Özellikle annelik içgüdüsü, aile bağları ve güven temaları etkileyici biçimde ele alınmıştır. Finaldeki beklenmedik gelişmeler ise yazarın ters köşe kurgusunu seven okurları tatmin edecek niteliktedir.
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026848 okunma
Puan vermedi
Bize anlatılan inandırılmak istenen doğrulara bizde doğru demişizdir. Ta ki gerçekleri bir tesadüf ile öğrenene kadar. Neden tesadüf peki? Çünkü doğru bildiğimizi zaten her yönden kabul etmişizdir. Araştırmaya sorgulamaya ne hacet var. Zehra öğretmen doğru inandığı şeylere kendini kaptırmıştır ki acıma duygusunu yitirmiş, babasının ona ve ailesine acımadığına inanmıştır. Babasını,acınması gereken en önemli insanı, hep yanlış tanıdı yanlış bildi. Herkesin Zehra öğretmeni tanımasını tavsiye ederim. Zehra öğretmen bazen bir öğretmenin olması gerekeninden daha fazla acımasızdır. Zehra öğretmeni tanıyarak daha fazla kendi inandıklarımıza, bize söylenen şeyleri daha fazla sorgulayacağımıza inanıyorum. Akıcı ve derin, anlamlı ve insanı sorgulatan bir kitaptı. Zehra öğretmenin hayat hikayesi ve babası ile telafi edilemeyecek pişmanlıkları çok derinden etkiledi.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma