İnsan bazen bir ömre yetecek kadar umudu tek bir cümlenin içine sığdırır..
Kaderimin bir yerine yazıldın sen,
Şu an ki yaşadığımda kader,
Yarın ki yaşayacağımda kader.
Biliyorum ki kader niyete aşıktır,
En çok da gayreti sever.
Çekilen zahmetler bir gün rahmet olur.
Gayretin sonucunda da yazılmış bir kader var,
Ne yaşayacağını hiçbir zaman bilemez insan.
Elinden geleni yaparsın ama bilmediğin ve hiç bir zaman bilemeyeceğin bir yazgıya da boyun eğersin.
Tüm herşeyden sonra,
olurda güzel yazdıysa bizi kader,
her yeni güne şükür borcum olsun.
Neden girdin şimdi kadere diyeceksin biliyorum.
Bulaşık yıkamasam ben diye riv riv ederken,
Bulaşıkları yıkamayacaksın makinaya dizeceksin diyordun ki!
Cümlenin sonuna;
Çünkü ben kucağımda Eylül’le olacağım diyiverdin.
İçim kıpır kıpır oldu.
Hiç beklemediğim bir anda, konuşmamızın orta yerine kocaman bir umudu koyuverdin.
Küçük bir cümle kocaman hayallerle dolu.
Eylül hanım sen olacaksan,
Söz makinaya dizmeyeceğim elimde yıkayacağım dedim.
Sözü de alıverdi ağzımdan.
Sen fark etmeden, ben o saniyede yıllar sonrasını gördüm.
Seni gördüm.
Kucağında Eylül’ü gördüm.
Bir evi gördüm.