Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 11:45
B. Nihan Eren’in Nefeshane’si, nefes temasını odağına alarak bireyin beden, ruh ve şehirle kurduğu çatışmalı ilişkiyi görünür kılan, sıkışma ve açılma hâllerini ince ince işleyen bir öykü kitabı olarak okunabilir. Sekiz öykü boyunca nefes, yalnızca biyolojik bir işlev değil, varoluşun, arzu ve tıkanmanın, devam etme isteği ile tükenme korkusunun simgesel bir odağına dönüşür. . Nefeshane’de nefes, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiyi, sürdürülmek istenen ama bir yandan da kaçılmak istenen hayatları simgeleyen temel imge hâline gelir. Öykülerdeki karakterler, çoğu zaman kendilerine dar gelen bedenlerde, rollerde ve mekânlarda nefes almaya çalışırken okuru da kendi nefes alışverişinin farkına varmaya davet eder. Kitabın atmosferi karanlık ve gerilimli bir tonda ilerler ancak bu karanlık, salt karamsarlıktan değil, karakterlerin iç dünyalarına dürüst ve çıplak bir bakışın yarattığı rahatsız edici aydınlıktan beslenir. İstanbul’un da panoramik biçimde başrole yaklaştığı bu dünyada şehir, yalnızca fon değil, karakterlerin ruh hâlini çoğaltan, sıkışmayı ve yabancılaşmayı büyüten bir unsur olarak kurgulanır. . Eren’in öykülerinde cinsel kimliği toplumsal normlarla çatışan, bedeni ruhuna dar gelen ya da mesleki ve ailevi rollerin içine sıkışmış karakterler öne çıkar. Bu karakterler çoğu zaman “yanlış yerde, yanlış bedende, yanlış zamanda” olmanın ağırlığını taşırken, nefes aynı anda hem kurtuluş umudu hem de bu sıkışmanın en görünür belirtisi hâline gelir. “Leyla’nın Üflediği” gibi öykülerde kadınlık, iktidar ve mülkiyet ilişkileri, bedensel deneyim ve sosyal beklentiler üzerinden sert ama incelikli bir biçimde tartışılır. Leyla’nın kendi varoluşunun ve gücünün farkında oluşu, buna rağmen erkek egemen düzen içinde yönlendirilen hareket alanı, kitabın genelindeki kadın
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Kapılar Kilitli
5/10
·88 syf.··
2025 19. kitabı
·
97 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 12:55
Öyküleri okurken tam keyif almaya başlayacağınız anda yazarın sadece kendisine sakladığı bir sır kapısı çıkıyor karşınıza.Belki kapı açılır deyip okumaya devam ediyorsunuz; ama o da ne, bir kapı daha belirmiş. Her geçişe koyulmuş sır kapıları ile öyküler yavanlaşmış, sevimsiz bir hal almış. Anlamsız geçişlerin yarattığı kargaşa da cabası. Tüm bu curcuna esnasında sorular zihninizde beliriyor ama ne yazık ki hepsi yanıtsız kalıyor. Daha ne olduğunu anlamadan bir anda bitiveriyor. Öylece kalakalıyorsunuz. Okuyucunun zihnine derinlik katmayan, daldan dala atlayan, devrile devrile bir hal olmuş cümlelerle bezeli anlatım tarzı da kasvetli havayı iyice yoğunlaştırıyor. Ve sonuç tam anlamıyla bir hayal kırıklığına dönüşüyor. “Birileri” tarafından tavsiye edildiği için aldığım kitapla ilgili olarak son yorumum ise: “Çağdaş edebiyatı yanlış anlayanlara göre bir eser!”.
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Reklam
NEFESHANE..
Puan vermedi·80 syf.··
2024 65. kitabı
*Yaşamayı beceremesen bile, kendini bir türlü anlayamasan bile, yaşamı ve kendini bu kadar sevdiğini ancak bu taşa yatınca anladığını ama çok geç kaldığını. Ama çok geç kaldığını. Kime diyebildin?* İçinde 8 öykünün bulunduğu 80 sayfalık bir kitap. Tamamen isminden ve kapağından etkilenerek aldığım için pek de bir beklentim yoktu kitaptan. Ama öyle olmadı. Özellikle ilk iki hikaye beni öylesine etkiledi ki gerçekten çok beğendim. Yazarın dili, üslubu ve kalemi gerçekten çok güzeldi. Betimlemeleri, kelimeleri kullanma gücü, kelimelerle duyguları tarif edebilmesi takdire şayandı. *Nedameti hiç getirilmeyecek bir günahın insanı olmayı, hangi serviler altında nöbet tutmak temize çekebilir?* 1. ve 2. hikaye birbiriyle, 3. ve 4. hikaye de birbiriyle bağlantılıydı. İlk öyküyü iki farklı gözden okudum. İlk göz ölüme giden bir kadının gözüydü, ikinci göz ise ölümün. Kadının adım adım ölüme neden ve nasıl gittiğini anlamaya çalışırken bir yandan da ölümü kendinden dinledim. Bir kadının sadece kadınsal görevlerinden bahsedildiği, hayatının her şeyi tıkırında ayarlanmış bir robottan farksız olduğu, en yakınındaki insanların bile onun duygularının olmadığını sandığı bir kadın..İkinci öykü ise; karısı yaşarken onu anlamamış, onun farkına varmamış, onunla yaşamamış ve onu kaybettikten sonra bu farkındalığa vararak üzülmüş bir eşi okudum. Ölüme kendi isteğiyle mi yoksa farkında olmadan mı gittiği ikilemini beraber yaşadık. Adam üzüldü, ben adama kızdım. Adam bir şeylerin farkına vardı, ben adama kızdım. Adam ağladı, ben adama kızdım. Üçüncü öyküde eşcinsel bir karakterden bahsedildiği için pek hoşlanmadım. Yeri gelmişken söyleyeyim, eşcinselliğin bir tercih olmadığını ve tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu düşünüyorum. O yüzden bunu asla normalleştirmiyorum ve
İnsana Dair
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 18:40
Nefes Nefes, doğumdan ölüme uzanan bir süreklilik. Yaşamı nefes almaya borçluyuz. Duygularımızı nefesle tanımlıyor veya tarif ediyoruz. Nefesimiz sıkışıyor, sıklaşıyor. Nefesimizi tutuyoruz. Bazı şeyler bize nefes oluyor, bazı hallerde nefesimiz kesiliyor. Her an nefes alsak da o içgüdüsel eylemin varlığını boğulduğumuzda veya tersine tertemiz havayı derince içimize çektiğimizde hatırlayacağız. Ne olursa olsun yaşamın devam etme hali o. Hayatın devamlılığı B. Nihan Eren’in Nefeshane’sindeki öykülerin ölümle başlayıp doğumla sona ermesi rastlantısal değil. Yaşamın doğal dizgesinin tersine bir kurguyla umudu imliyor: Hayatın devamlılığı. Ayrılıklar, kayıplar, ölümler acı ve sarsıcıdır; kimisi pek daha çok… Felaket ve acılara maruz kalan, bir ölümün ardından geride kalanlar için kimi zaman onun nasıl devam edeceğini aklımızdan geçiririz. Hayatın önüne geçilemeyen akışı, yaşamın sürekliliği bu soruyu cevaplar. Nefeshane’deki tüm öyküler çaba, baş etme gücü ve yaşamanın mesuliyetleri üzerinden nefes almanın yollarını betimliyor. Karanlık bir atmosfer hissetsek de yazar yaşamdan yana. Karakterlerin farklı sınıf ve sosyokültürel yapılardan gelmesi yaşama tutunmaya dair her yolun farklı taşlarla bezeli olmasını sağlıyor metinlerde. Karakterler mezardan başlayarak birbirinden farklı mekân ve atmosferler aracılığıyla okura sesleniyor. Onları birbirine teyelleyen bağ ise İstanbul. Şehir Öykülerin geçtiği İstanbul gerçekçi bir panoramada okura yansıtılıyor. Fırsatın, düş kırıklıklarının, zenginliğin, yoksulluğun, kudretin, yoksunluğun iç içe geçtiği bir kargaşa bu. Kimi İstanbul ile çekişirken kimi ona hayran. Ona meydan okuyan da var, içinde kaybolan da. Karakterlerin İstanbul ile ilişkileri zor yollardan geçiyor. Yazarın, İstanbul’u yalnızca bir kent, mekân olarak
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2024 27. kitabı
Nihan Eren, yeni tanıştığım bir yazar . "Nefeshane" öykü türünde bir eser. Bu eserde, kahramanlar kendi dünyalarını iç sesleri ve monologlar aracılığıyla aktarıyorlar. Paylaşılan duygulardan ziyade, karakterlerin iç dünyalarının anlatımıyla olaylara ve kahramanlara hakim oluyorsunuz. Karakterler arasındaki diyaloglardan çok, bireylerin içsel düşünceleri ve duygusal tepkileri üzerinden hikayeler şekilleniyor. Özellikle duygusal karşılıklar, bir kişinin penceresinden göründüğü gibi sunuluyor; daha sonra aynı olayı karşı tarafın penceresinden görerek anlamaya çalışıyorsunuz. Bu öyküler, bazen birbirinin devamı niteliğinde gibi hissettiriyor ya da öyle bir dünya sunuyor ki herkes kendi perspektifinden haklı bir konumda bulunuyor. Bu haklılık, karşı tarafı haksız bir konuma oturtmuyor. Ancak, karşı tarafın bakış açısından dinlediğinizde onların da ne kadar haklı olduğunu görüyorsunuz. Yazar, aslında birçok insanın iç dünyasına tercüman olmuş. Herkes, kendi dünyasında haklılık payını korumak ve bu tahta çıkmak için uğraşıyor. Yaşamak, bir görev gibi düşünülüyor ve bu görevde herkes kendi rolünü en ince ayrıntısına kadar yapmaya, gerçekleştirmeye çalışıyor. Eserin adı "Nefeshane" olarak tesadüfi seçilmemiş. Her hikayede "nefes" kavramı çok vurgulanmış. Bazen kaçarken, bazen haklı olurken, bazen haksız olurken, bazen yaşam mücadelesi verirken her birinde nefes kavramı ayrı ayrı anlamlandırılmış. Nefes, burada hem fiziksel hem de metaforik anlamda kullanılmış ve yazar, okuyucunun bu kavram üzerinden hikayeyi, yaşamı ve örgüyü fark etmesini istiyor. Karakterler, birbirlerinin dünyalarına giremiyorlar; birbirleriyle konuşmadıkları için de birbirlerini anlayamıyorlar. Empati eksikliği burada belirgin bir tema olarak öne çıkıyor. Herkes, kendi dünyasında yaşadığı için ve kendi
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Her yazarı da okumamak lazim
4/10
·88 syf.·
2024 26. kitabı
Çok az bu kadar kotu kitap okumusumdur biri Murat Özyaşar in Ayna Çarpması kitabı diğeri de bu. Okuduğum en uzun 88 sayfa olabilir. Ne anlatıyorsun sen diye diye okudum. Bitsin diye dua ettim. Aslında beğenmediğimi de yazmamam lazım ama zaman öldürmek istemeyenler için okunmasa daha iyi olur diye yazıyorum. İncelemeleri okudum bende ama woaww iliklerimde hissettim diyebileceğim bir kitap değildi. Birlikte okuduğum herkesin üstü örtülü öyküsünü beğenmesine rağmen onu da beğenmedim. Zor okumalar yaptığım da oldu kolay akıp giden okumalarda bir yerden sonra alışır okumalarını yazarın diline göre ayarlarsin bu kitapta ise asla alışamadım olay yer geçişleri kişi geçişleri her şey çok karma karışık ne anlattığı belirsiz bir çorba. Amacı ne yazar burada ne anlatmış okuduk zevk aldık bir şey öğrendik gibi bir algı oluşturmadığı gibi sırf yarım kalmasın diye de 2 haftada okudum ama hiç bir şekilde beğenmedim. Zor bir okumaydi ama bana bir şey katmadi ve zamanımı aldı.
NefeshaneB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2023157 okunma
Reklam
Reklam