Bin Bela Bir Karanfil
10/10
·368 syf.··
2023 8. kitabı
(Spoilerr!!) Ana karakterimiz Nehar çok çok tatlı bir kız ve çok yaramaz Ateş ise Nehar’ın tam tersi olarak çok çok sakin biri ama bu sakinliğin bir nedeni var aslında Ateş bir kekeme ama annesi o kadar güçlü inançlı biri ki oğlunun konuşmasının düzelmesi için bir sürü eğitmen ve psikolojik danışman ordusunu ayağa kaldırıyor ve bu destekler işe yarıyor ama Ateş hâlâ heyecanlandığında öfkelendiğinde kekeleyebiliyor bu sefer devreye babası giriyor ve ona sakinleşmesi için spor yapabileceğini söylüyor ve Ateş bu sayede basketbola başlıyor ve artık sakinleşme yöntemi basketbol oluyor etraftan kaçabiliyor ama maalesef bir trafik kazası geçiriyor ve geçirdiği kaza nedeniyle basketbol oynaması yasaklanıyor Ateş tüm bunları yaşarken Nehar dahil kimsenin bunlardan haberi olmuyor çünkü annesi Ateş’e bir söz veriyor bu sır yani Ateş’in kekeme olması aile içinde kalacak yani kardeşi annesi ve babası arasında ve ana karakterimiz Nehar’da Ateş’e Ateş basketbol oynarken aşık oluyor tabiki bu aşk tek taraflı değil Ateş’te Nehar’a aşık ama bir klasik olarak ikisininde birbirine olan aşktan haberleri yok ve gün geliyor Nehar müzede sadece 1 haftalığına kalacak olan bir saat hakkında araştırma yapıyor ve bir gün gerçek saatin olması gereken yerde saatin bir replikasını görüyor gerçek saati ise çalışma masasının altında olan bölmede ve Nehar gerçek saati yerine replikasını ise çantasına koyuyor tabi bunu yaptığı için peşine eli silahlı kişiler düşüyor ama Nehar kimseye çaktırmadan bu işten sıyrılmak istiyor ve adamlardan kaçmak için İstanbul’a memleketine dönüyor ve dönüşte Fırtına’nın yerine gidiyor Fırtına Ateş’in Nehar’a olan aşkını çözdüğü için Ateş’e “Seninki burada” diye mesaj atıyor ve Ateş Nehar’ın yanına geliyor ama oradan çıkarlarken Nehar’ım peşindeki adamlar tarafından
Bin Bela Bir KaranfilKübra Nur · Ren Kitap · 2022828 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2020 164. kitabı
Esra Ezmeci'nin, Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir isimli kitabı psikoloji eğitimi almış yazarın klişe bilgiler ve ilişkilerdeki tecrübelerinden teknik - taktik vermekten öteye gidemiyor... Bazı fikirlerine hiç katılmıyorum, hırçın kaprisli hemcinslerinin artmasına yol açabileceğini düşünüyorum... Hele bir de infak meselelerine de girmiş ki söyledikleri çok tartışma götürür... Aklıma Aziz Mahmud Hüdayi'nin sözlerini getiriverdi... Yalancı dünyâya aldanma yâ hû, Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez. İki kapılı bir virânedir bu, Bunda konan göçer, konuk eğlenmez. Bakma bunun karasına ağına, Gönül verme bostanına bağına, Benzer hemân çocuk oyuncağına, Burda aklı olan insan eğlenmez. Vârını îsâr et Mevlâ yoluna, Bunda ne eylersen anda buluna, Bir gün sefer düşer berzah iline, Otağı kalkacak Sultan eğlenmez. Sen ey gâfil ne sandın rûzigârı, Durur mu anladın leyl-ü-nehârı, Yükün yeynildigör evvelden bârı, Yoksa yolcu gider kervan eğlenmez. Doğrusuna gidegör bu yolların Geçegör sarpını yüce bellerin, Dünyâ zindânıdır mümin kulların, Zindanda olan kul kolay eğlenmez. Ömür tamam olup defter dürülür, Sırat köprüsü ve mîzân kurulur, Hakkın dergâhında elbet durulur, Buyruğu tutulur fermân eğlenmez. Hüdâyî n'oldu bu kadar peygamber, Ebû Bekr u Ömer, Osman u Haydar, Hani Habîbullah Sıddîk-ı Ekber, Bunda gelen gider bir cân eğlenmez.
Düştüğünde Kalkarsan Hayat GüzeldirEsra Ezmeci · Destek Yayınları · 20195,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·511 syf.··
Beğendi
·
2018 124. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2018 22:44
Her nasip, Kader-i Mutlak'ın semeresini, niyetin göğe açılmış ellerinde, bir emânet gibi taşır ve vakti geldiğinde, ilk kez tadılan bir lütuf yahut hüzün şeklinde zuhur eder.Biz Gülbeşeker'im ile namı diğer özlem 'le aylar evvelinden Makalat'ı birlikte okumaya karar verdik. Heyecanla vaktinin gelmesini bekledik.Bir yolculuğun hazırlık aşamasındaymışız gibi, elimizde ki bütün kitapları bitirip bekledik, heybemize, bu uzun yolculukta azık olabilecek okumaları ve hasbihâlleri, susuzluğumuzu dindirecek, rehavetimizi alacak neşideleri korunaklı kılıflarıyla indiren Rabbim'e hamdolsun. Biz esere başlamadan birkaç gün evvel bir seyehat esnasında Konya'ya uğradım ve Hz.Mevlâna'nın ve Şems-i Tebrizi'nin türbelerini ziyaret etmek nasip oldu. İlk dakikalarda dâhi öyle bir hakikatle yüzyüze geldim ki, bunu ziyaret eden herkes muhakkak tefekkür etmiştir. Mevlâna Hazretleri'nin türbesi ne kadar merkezde, ne kadar büyük ve belirgin bir yere kurulu ise, Şems Hazretlerinin türbesi de o kadar mütevazi, görülmesi zor, tenha bir mahale konumlandırılmış. Âdeta Şems türbesiyle bile o saklı ve derin hâkikâti, Mevlâna da seyre dalıyor.Yaşadığınız tevazu öyle kavi ki, size hayat boyu unutamayacağınız bir nasihât veriyor... "Bana velî diyorlar Dedim ki haydi öyle olsun, bana bundan ne kıvanç olabilir? Belki ben bununla öğünürsem çok çirkin düşer, ancak Mevlânâ, Kuran ve hadiste yazılı vasıflardan anlaşıldığına göre velî'dir Ben de velinin velisi, dostun dostuyum." {Sayfa:34} Nefsi bir çırpıda ruhun üzerinden silkelemek...Bu cümleler tevazunun en güçlü tanımlarından biridir. 'Makalat', Makaleler {Söz ve yazılar, bahisler.} mânâsında, Osmanlıca bir kelime. Eser makalelerden, rubailerden, şiirlerden müteşekkil bir hazine... Şems-i Tebrizi Hazretleri'nin
MakalatŞems-i Tebrizî · Ataç Yayınları · 2014625 okunma
8/10
·176 syf.·
2017 62. kitabı
Çünkü beyim guneş doğmadan önce her yeri ayrı bir karartı kaplar.gece bir karabasan gibi çöker her yana ve boğar insanı ama güneş birden ilk ışıklarını gönderiverir.Ne yapacağını bilemez karanlık sonra tan ağırır.bu kez kızıl bir nur çöker her yana karanlık kaçacak delik arar.sonrada guneş doğar.karanlığın eseri kalmaz.bu günlerde böyledir beyim.Her kışın bir baharı her gecenin bir neharı vardir.
Rüyadan Devlete - Osman GaziSalih Gülen · Kaynak Yayıncılık · 2005318 okunma
7/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 16. kitabı
Refik Halit kendisinin bizzat yaşadığı üç döneme projeksiyon tutuyor.Abbdülaziz , Abdülhamit ve Cumhuriyet yılları...Giderek gelişen temel gereksinimlerini karşılayan medeni bir topluma doğru kayış göze çarpıyor.Ama bunun yanında eskinin güzellikleri ve kaybolan değerleri de yazarımızın kıvrak dili ile insana Tüh, yazık olmuş dedirtiyor.Ve kitabın sonunda da yetiştiği devre yetişemeyenlere üzüldüğünü belirtiyor yazar.Aziz devrinde: Çocuklar okullara minderlerini alıp gider.Çocuklar okulda hep bir ağızdan sallanarak derslerini verir.Hoca çoğu zaman şahsi dükkanında çocuklarla yardımcısı ilgileniyor.Hamit devrinde:Okullar leyli ,nehari, iptidai , rüşti , idadi gibi kısımlara ayrılıyor.Tahta , kürsü beliriyor.Hoca artık sınıfında.Şimdi:Yeni bina okullar, araç-gereçler mevcut.Başı açık bayan öğretmenler var.Fişler, masal ,bilmece , oyun.. Resmi binalar başlarda sandalyesiz , masasız her türlü satıcının girip çıktığı lağım vb. kokan yerler iken şimdi olması gerektiği gibi.Eskinin özlemle anılan en önemli güzelliklerinden aşklar kapalı ve samimi.Kişi bırakın yüzünü görmeyi siluete aşık oluyor.Sevdiğinin peşinden amaçsızca dolanıyor.Aşkı ilan etme yöntemlerinden belki de en güzeli:Kömür(aşkınla karardım), limon( aşkından sarardım) , kuru ekmek(seninle bir kuru ekmeğe dahi razıyım) motifi.Şimdi ise sevgi metalaştı.Artık aşkdan ziyade beden ön planda.Tarhana, mantı, balkabağı,bumbar,erişte bunların artık yeni nesilce bilinmemesi...
Üç Nesil Üç HayatRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2022255 okunma