"...benim arkamı dönmemi beklemeden fısıldaşıp gülmeye başlamışlardı. Gülünecek bir tarafım olmadığını biliyordum. Fakat bunlar da, o yaşlardaki her kof insan gibi, ilk rastladığının suratma gülmeyi bir nevi üstünlük alameti sayanlardandı."
"Ve artık tamamıyla pençesine düşmüş olduğum bir cesaretsizlik ... İşte beni o loş koridorda tutan ve oradan geçecek olan diğer hadimeyi beklemeye sevk eden bunlardı."
"İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç, ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi ..."