Wuthering Heights - Emily Bronte
3/10
·400 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 02:18
Kitap / Book: Wuthering Heights/Sturmhöhe/Uğultulu Tepeler — Emily Brontë, 1847 Tür / Genre: Gotik roman, trajik aşk, Viktorya dönemi edebiyatı Gothic novel, tragic romance, Victorian literature Dönem / Period: 19. yüzyıl İngiliz edebiyatı/19th century United Kingdom Kısa Özet / Short Summary: Uğultulu Tepeler, Heathcliff ile Catherine arasındaki yıkıcı ve saplantılı aşkı merkezine alan, intikam ve tutku temalarını işleyen karanlık bir romandır. Hikâye, iki kuşak boyunca süren nefret, hırs ve kırgınlıkların yarattığı trajedileri anlatır. Wuthering Heights centers on the destructive and obsessive love between Heathcliff and Catherine, exploring themes of revenge and passion. The novel follows two generations shaped by resentment, pride, and emotional devastation. Yorum / Review: Böyle saçma bir kitabı sırf “klasik” diye okumak da ayrı bir sorun. Karakterler berbat, anlatım zayıf. Hizmetçi Nelly’nin işi gücü yokmuş gibi ömrü boyunca iyi görünerek çalıştığı insanların hayatıyla oynaması ayrı bir absürtlük. Aşk hikâyesi desen yarı kardeşler arasında geçiyor. Millet saçma sapan buhranlara girip ölüyor. Üstelik ondan fazla kez filme uyarlanmış bir eser. Beğenmedim ve önermiyorum. Reading such a book simply because it is labeled a “classic” is a problem in itself. The characters are unbearable and the narration feels weak. Nelly, the servant, seems to spend her entire life manipulating the very people she works for while pretending to be virtuous. The so-called love story unfolds between quasi-siblings. Characters spiral into irrational breakdowns and die dramatically. Despite being adapted into films more than ten times, I did not enjoy it and would not recommend it. #düsseldorf #WutheringHeights #Sturmhöhe #UğultuluTepeler #EmilyBronte
Wuthering HeightsEmily Brontë · MK Publications · 058,1bin okunma
Kitap özetidir
7/10
·408 syf.··
2026 16. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
Uğultulu Tepeler, Emily Brontë’nin tek romanıdır ve edebiyatın en karanlık, en tutkulu aşk hikâyelerinden biri olarak kabul edilir. Kitap yalnızca romantik bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda saplantı, intikam, sınıf farkı, kıskançlık ve yıkıcı duygular üzerine kurulu oldukça sert bir romandır. Hikâye, Yorkshire kırsalındaki kasvetli malikâneler olan Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) ve Thrushcross Grange çevresinde geçer. Roman, Bay Lockwood isimli bir adamın Thrushcross Grange malikânesini kiralamasıyla başlar. Lockwood, yakınındaki Uğultulu Tepeler malikânesinde yaşayan gizemli ve sert mizaçlı Heathcliff’le tanışır. Malikânedeki garip atmosfer, mutsuz insanlar ve sürekli hissedilen karanlık hava Lockwood’un dikkatini çeker. Bunun üzerine hizmetçi Nelly Dean ona geçmişte yaşanan olayları anlatmaya başlar ve asıl hikâye burada açılır. Yıllar önce Earnshaw ailesinin babası, sokakta bulduğu yetim bir çocuğu eve getirir. Bu çocuk Heathcliff’tir. Heathcliff başta aile tarafından dışlanır, özellikle de Hindley Earnshaw tarafından nefretle karşılanır. Ancak Hindley’nin kız kardeşi Catherine Earnshaw ile Heathcliff arasında çok güçlü, yoğun ve neredeyse takıntılı bir bağ oluşur. Çocukluklarını birlikte geçirirler ve birbirlerine derin bir şekilde bağlanırlar. Catherine, Heathcliff’i kendisinin bir parçası gibi görür; hatta ünlü sahnelerden birinde “Ben Heathcliff’im.” diyerek ona olan bağlılığını anlatır. Ancak büyüdükçe sınıf farkı ve toplumsal beklentiler ilişkilerini bozmaya başlar. Heathcliff yoksul, eğitimsiz ve toplum tarafından aşağı görülen biridir. Catherine ise daha konforlu ve saygın bir hayat istemektedir. Bu yüzden kendisini seven zengin ve kibar Edgar Linton’la evlenmeye karar verir. Catherine aslında Heathcliff’i sevmesine rağmen onunla evlenmenin
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1/10
·405 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 00:11
Yazarın anlatım dili o kadar bana uygun değildi ki okumakta çok zorlandım. Yani Mr. Lockwood'un hikayedeki etkisi neydi? En başından itibaren Nelly'nin bakış açısıyla hikayeye vakıf olabilirdik. Kendimi hikayenin içinde hissedemedim. Karakterlerin öfkesindeki, kinindeki, aşkındaki (sapkınca da olsa) arkasında yatan motivasyon bana geçmedi. Her karakterin duygu yoğunluğunu anlayabiliyorum ama bunu kitabı okurken hissedemedim. Oldukça abartılmış olduğunu düşünüyorum... Sürekli kitabı bırakmakla okumak arasında savaş verdim...
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558,1bin okunma
1/10
·394 syf.··
2026 317. kitabı
Uzun zamandır bir kitaba bu kadar sabır gösterip bu kadar karşılıksız kaldığımı hatırlamıyorum. Fyodor Dostoyevski deyince aklıma gelen o keskinlik, o iç çatışma, o tokat gibi yüzleşmeler… burada yoktu. Onun yerine uzayan diyaloglar, tekrar eden acılar ve bir türlü ilerlemeyen bir hikâye vardı. Alyoşa bende hiçbir merak uyandırmadı. Nataşa ile aynı duyguların etrafında dönüp durmak bir yerden sonra yordu. Kitap ilerlemedi, sadece uzadı. Nelly (Elena) girince bir an toparlar gibi oldu, tempo biraz yükseldi. Ama bu, kitabı taşımaya yetmedi. Ben bu kitapta bir kırılma, bir yoğunluk, bir “işte burası” anı aradım. Bulamadım. Evet, anlatılan şey kötü değil: ezilmiş insanlar, haksızlık, acı… Ama bunlar bir noktadan sonra tekrar etmeye başladı. Ve ben şunu düşündüm: Anladım, peki neden hâlâ anlatıyorsun? 290 sayfa okudum. Bu az bir şey değil. Ama buradan sonra devam etmek okumak değil, zorlamak olacaktı. Bu kitap kötü mü? Belki değil. Ama bana göre değil.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,9bin okunma
“İstesen de sevemezsin” Heathcliff
Puan vermedi·500 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
“Yaptığım haksızlıklardan dolayı pişman olma konusuna gelince; ben ne haksızlık ettim ne de pişmanlık duyuyorum. Çok, pek çok mutluyum. Yine de yeteri kadar mutlu değilim. Ruhumun mutluluğu bedenimi öldürüyor ama kendine yetmiyor.” (s. 399) Kitabı okurken hissettiğim en yoğun duygu bu adama duyduğum nefretti. Tabii insanlara, o bitmek bilmeyen intikam arzusu ve taşlaşmış kalbiyle yaşattığı zulmü okurken duyduğum üzüntü de çok yoğundu, hatta bu yüzden çok kez kitabı uzak bir köşeye fırlatıp uzaklaşmak zorunda kaldım. Bir insan ölüm döşeğindeyken bile nasıl yaptıklarından en ufak bir pişmanlık duymaz, üstelik bir de yaşattığı zulümden memnun bir şekilde gülerek vefat eder aklım almıyor doğrusu. Olanları çoğunlukla şok içinde okudum. Bir insan düşünün; kendi oğlundan ve sözde hayatta en çok sevdiği, aşık olduğu (!) kadının çocuğundan dahi nefret ediyor ve onlara dünyada cehennemi yaşatmaya ant içiyor. Bunun bir aşk romanı olduğunu söyleyenler kafayı yemiş zannımca. Catherine ölürken, şu sözleri söylemişti Heathcliff:“Geleceğimi iki sözcük anlatabilirdi: ölüm ve cehennem. Catherine’i yitirdikten sonra yaşam benim için cehennem olurdu.” “Edgar o cılız bedeninin tüm gücüyle de sevse, seksen yılda bile benim Catherine’i bir günde sevdiğim kadar sevemez. Sonra Catherine’in de benimki kadar engin bir yüreği vardır.“ Cümleleri de tüm duyguları gibi sahte ve ikiyüzlüce. Zira Catherine’in de Heathcliff’in de o sonsuz narsizmlerinden sıyrılıp bir canlıyı sevebilecek özveriye sahip olmalarının mümkün olmadığı aşikar diye düşünüyorum. Bunun yanında Catherine’in, kocası Edgar ve Heathcliff arasında yaşadığı duygusal gitgellerini ve son derece rahatsız edici bulduğum hislerini anlattığı bir bölümden de ekleme yapmak istiyorum: “Linton’a olan sevgim ormanlardaki yapraklar gibidir.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201258,1bin okunma
Puan vermedi·405 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 16:06
Ruhum mezardayken bedenim yaşamış ne yapayım?? Sevgili arkadaşlar bugün size #emilybrontë nin #ugultulutepeler kitabını yorumlamaya geldim..kitap çok akıcı ve ders çıkaracağımız bir kitap.. Kitap ilk bakışta birazcık hikayesi gibi görünse de aslında saplantı sınıf çatışması ve yıkıcı bir intikamını anatomisidir iyilerin her zaman kazanmadığı karakterlerin bencil ve acımasız olduğu bu hikaye insan ruhunun en karanlık köşelerine aydınlatır.. Kitaba gelecek olursak Thrushcross grange adlı bir malikaneyi kiraya şehir dışından gelen Bay lockwood yakınlardaki wuthering height adlı bir malikanede yaşayan ev sahibi Bay heatcliff i iki kez ziyaret eder Lockwoord grangedeki hizmetçi ellen deadenden Heatcliff ve wutherring king hakkında bilgi vermesini ister..Ellen,earnshaw ve linton ailelerinin karmaşık hikayesini anlatır . Bay earnshaw bir beyefendi olup wuthering heightsib sahibidir..Hidley ve caterine adında iki çocuğu vardır ve Heatcliff adında üçüncü bir çocuğu evlat edinmiştir.Hidley hem babasının hem de kız kardeşinin genç heatcliffe çok düşkün olmasından dolayı onu kıskanmaktadır. Babası onu üniversiteye gönderir ve bu süre zarfında Catherine ve Heatcliff son derece yakınlaşır.... Bir gün Nelly le cristine konuşurlar .cristine heatcliffe sevdiğini fakat abisi hidleyin onu nasıl aşağıladığını ve varlıklı olmadığını onun için başka mahallede yaşayan edgar la evlenmek istedigini çünkü onun varlıklı olduğunu söyler..Tabi bunu Heatcliff duyar ve aniden ortadan kaybolur..ama aradan zaman geçer ve geri döner tabiki başka bir şekilde . Heatcliff intikam mi almaya gelmiştir? Cristinenin hayatı nasıl gelişecektir? Hidley bunu evine mi alacaktır? Bunları kitapta gorecegiz
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Anonim Yayınları · 201158,1bin okunma