Ne diyor Sizlerle Başbaşa dergisinde? "Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." Kolay mı boğulmak? Boğulmak herkesin üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Herkesin sadece bir kez boğulma hakkı vardır. Ya ben; boğul babam boğul, sonra yine de yaşamakta devam eder bul kendini.
Batmak hakkına da çıkmak hakkına da sahiptir. Böyle düşünüyordu kendisi için. İnsanları sevmemeye başladı mı insan, insan gibi yaşamayı da sevmemeye başlıyor, insan gibi çalışmayı, kazanmayı, yemeyi, içmeyi, sevişmeyi, ölmeyi.
"Koca dediğin adamın gönlünü hoş tutmalı." Böyle diyordu ona kocasının niçin dükkânın işlerinde yardımcı olmadığını soranlara. "Akşamları dükkânı kapatıp yorgun argın eve gittiğimde bana hayatı kim sevdirecek?" diyordu. "Eve aldığı birkaç parça eşyanın bekçiliğini yapmadım diye bana çatacak adam değil, felsefeye ihtiyacım var benim, ya, felsefeye. Benim kocam bana Hindistan'ı anlatır, oranın değişik inanışlarını anlatır. Hanginizin kocası Hint felsefesinden anlıyor ve güzel keman çalıyor?" diye hasetten çatlatıyordu alt kat kiracısının şom ağızlı karısını.
Bir büyük oyun var etrafımda oynanan; bir de küçük, benim oynadığım. Yine de ayaktayım çoğu zaman. Hiçbir şeye inanmıyor, yine de yaşıyorsam, bu oyun değil de nedir?