Neps

Sağ çekmecesini açtı yazı masasının. Gelen evrakı dizdi önüne. Hepsi bilinen, tekrarlanan şeyler. Hepsi gereksiz, ama vazgeçilmeyen şeyler; hepsi bir gün başlatılmış, sürdürülen şeyler; hepsi bırakılabilir, son verilebilir, ama buna bile değmeyen şeyler; hepsi temelde hiçbir şey değiştirmeyen, değiştirmesi söz konusu olmayan, yalnızca sürdürmek için varolan, bazı şeyleri gerekli göstermek için varolan; maaşları, müdürlükleri, kadro cetvellerini, tayinleri, terfileri, sicilleri, bütün bu önemli şeyleri, bir çarkı, belki de bir düzeni sürdürmek için varolan şeyler.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İşte şimdi, bu tatil gününde de, "dışarısı"nı aslında hiç tanımadığını, gereklileri, kendinden beklenenleri yerine getirmek için çıktığı "dışarıyı başka bağlantılar içinde hiç düşünmediğini fark etti. Şu anda, alışılagelmiş gidip gelmelerle kendisi için çizdiği bu çemberin ortasında, evde yalnız olduğunu duymak, büyük, temel bir yanlışın doğal sonucundan başka ne? Çemberi çizmek, bu çember içinde alışılagelmişleri sürdürmek için çıktığım, bazı ilişkiler kurduğum, birilerine bir şeyler verip birilerinden bir şeyler aldığım "dışarısı", bir tatil gününde beklenmedik bir yabancı gibi geliyorsa bana, en önemli boyutlarını düşünmediğim bir cisim, derinliği hakkında hiçbir bilgim olmayan bir deniz gibi ürkütüyorsa beni, buna şaşmamalı.
Ah niçin bir iz arıyoruz, niçin nedenler, sonuçlar, niçin anılan, andıkça yaşaran gözler arıyoruz? Bir yüreğin sıkılmasını, avuçların terlemesini, boğazın kurumasını, beynin çatlarcasına zonklamasını istiyoruz? Bekliyoruz. Niçin geriye dönüp bakmak; geriye dönüp bakınca arkada önemli bir şey bulmak istiyoruz?
Evli evine, köylü köyüne, evi olmayan sıçan deliğine; herkesin bir bildiği vardır oğlum; herkesin girip çıktığı bir yer vardır, herkesin tanış olduğu bir yer vardır, herkesin usta olduğu bir yer vardır, herkesin seyirci olduğu bir yer vardır, herkesin rahat olduğu bir yer vardır, herkesin efendi olduğu bir yer vardır, köpekler herkesi kovalayabilir, herkesin köpekler tarafından kovalanabileceği, kapı dışarı edilebileceği bir yer vardır.
Derinlerde, toprağın derinindeki asma kökü, o hafif taşlı, kumlu yamaca doğru gelişti. Kısa kahverengi, esmerimsi gövde yardı toprağı. Gelişti. Dallandı. Toprakta yerini belledi kütük. Yaprakların koltuk altlarından uzandı dallar çubuk çubuk. Genç sürgünler sülük gibi kıvrıldılar. Çatallı uçlarıyla çevreye tutundular, yayıldılar. Büyük, el ayası damarlı, bölümlü yaprakların dişleri genişledi, sıralandı art arda. Alışılmış süreler geçti. Çiçekler dallar üzerinde salkım salkım açtılar. Kase biçimi tomurcuklar belirdi. Çanak yaprakları. Taç yaprakları. Erkek organlar olgunlaşan çiçeğin külahını devirdiler. Tek dişi organ meyveye dönüştü. Üzüm oldu. Salkım salkım, yeşil, sarı, kırmızı ve kara. Çekirdek. Çekirdeksiz kimi. Önce ekşi, koruk. Olgunlaştı, tatlılaştı, ağırlaştı. Salkımlar dalları toprağa çektiler. Saplar ağır meyvelerle aşağı döndüler. İnsanlar, hayvanlar ya da kuşlar bundan hoşlandılar. Çok doğaldı bu.