Ve sen görünmezsin İstanbul. Ve sen ortalıkta yoksun. Nerdesin? Hilton roof-barında kızartılmış bir balık gibi çiğnenip yutuldun mu? Yoksa Çiçek Pasajı'nda yeteneksiz sosyalist dudaklara değer değ- mez bir votka bardağında tuz gibi eridin mi?
Yoksa Beyazıt kahvelerinde masadan masaya uzayan tartışmalar içinde alı al, moru mor kıvranıp durmakta mısın?
Yoksa istimlâke uğrayan bir arsanın inşaatında beynine taş balyozlar mı inmekte?
Yoksa yavaş yavaş, kırılarak, parçalanarak, ufalanarak, deşilerek, yırtılarak, kazılarak, oyularak müzelere mi taşınmaktasın? Ve bu taşınman bittiği gün ansızın boynuna bir yafta mı asılacak: ÖLÜ. Yoksa bu yafta çoktan asıldı da bizim haberimiz mi yok?
Yoksa ey kutlu İstanbul, bir yatırın türbesinin eşiğinde bir kurban gibi boynunu uzatmış mukadder saatin çalmasını mı bekliyorsun? O ermişin sab- rına eş bir sabırla bir derviş gibi türbe eşiklerinde misin? Sessizliğin bir dua sessizliği mi? Eğer böyleyse beni affet, bütün bu söylediklerimi affet.
İncelememe eser ile aramızdaki uzak mesafe sorunu ile açıklamak istedim eseri bir çok defa sosyal medya platformlarında görmüştüm ve her almak istediğimde ya yoktu ya da almayı unutuyordum.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımıyla kitabın muhabbet muhaciri Saadettin Ökten’in memlekete geleceğini gördüm alıp kaydettim ve gitme planlaması yaptım bir arkadaşımla,daha sonra o gün işten eve gelince tamamen unutmuşum ve benim gideceğimden hiç haberi olmayan başka bir arkadaşımın beni arayışıyla hani nerdesin daha gelmedin mi sorusuyla hayret ettim ve diğer arkadaşımla apar topar gittik.Ne diyeyim bu hitaba hayret edip kaldım ve hayret seviyemiz muhabbetle hayranlığa dönüştü.Bu serüven ile uzak mesafe ilişkimiz son buldu çünkü kitap için bir stand kurulmuştu ve ordan bana ben burdayım diye sesleniyordu.
Demek atalarımızın dediği gözden uzak olan gönülden uzak sözü muhabbet sevdalısına mukabil bir söz olmayıp
Kalbin mesafesine göz değil gönül karar verirmiş .
Eserin ismi hep dikkatimi çekmişti
Ve ismin Aşık Reyhani’nin bir dizesine ait olduğunu öğrendim.
“Bahar gelsin şu dağlara gideyim
Belki derdimize çare bir çiçek
Toplayıp devşirip harman edeyim
Açılan yaramı sara bir çiçek”
Kalbteki iman tohumunun sonucudur bir çiçek.
Hem eserin hem yazarın n/için derdimize bir çiçek sorusunun hitabının muhabbetini dinledik…
Eser kıymetli insanların yol gösterici düşünceleri ile insanların hayat sahnelerindeki rollerini yönetmenin direktiflerine uyarak rolün hakkını verebileceklerini hatırlatıp ele alınan içerikleri günlük hayatta kullandığımız kelimelerle
ama farklı bağlamlarla anlatarak insanlara reçetesi olan teselli şurubunun tadının acı olmasının bir gereklilik olup sonucunun bir şifa olacağını sunuyor.
Teselli arayışın kimi zaman bir büyüğün sözünde kimi zaman bir kitabın
Unuttum ve sıkıldım NG kabalın eski kitaplarjna benzemiyor nerdesin canavarlarda hüzünlü dür ( oda geni kitap :))
Ya dol artık inceleme 150 kelime ne?
Ne yazcam o kadar ya aaaaa
Bu kitap tam “ergenlik + aşk + kaos” karışımıydı diyebilirim Otobüste görülen bir kızın peşinden gidip olayların bu kadar sarpa saracağını kim tahmin ederdi… Aşk kısmı çok dramatik değil, daha çok tatlı ve komik ilerliyor. Bu yüzden okurken yormuyor, aksine keyif veriyor.
Dilinin sade olması kitabı daha akıcı yapmış. Sayfalar hızlı geçti, “bir bölüm daha okuyayım” dedirten tarzdaydı.
Özellikle gençlik, arkadaşlık ve hafif komedi sevenler için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tam kafa dağıtmalık bir hikâyeydi
Ey Aşk Nerdesin?Eray Emre Evren · Sola Yayınları · 201624 okunma
Bilim kurgu/Ütopik içerikli bir aşk hikayesi. Yalnızlığın, bir adamı bir askerle sıradışı bir maceraya itişi. Ve yarım kalan bir aşk. Kitabın adı ilk dikkatimi çekenlerden biri oldu alırken. Kulağa hoş gelen bir sözcük meğer bir isimmiş "Aelita". Kitabın son cümlesi "Nerdesin, nerdesin, nerdesin aşkım"
Ben beğendim...Keyifli okumalar.