Ancak unutmamak gerekir ki günümüzde artık rüşvet diye bir şey kalmamıştır: Bütün yöneticiler, amirler son derece soylu, temiz insanlar çok şükür; üçkâğıtçılık yapanlar yalnız evrak memurları, bir de şu kâtip midir nedir, onlar.
Üzerinde ağırlığınızı hisseden zavallı yol arkadaşınız kendisini iyice köşeye sıkıştırdığınız için hafiften söylenir. Derken bir daha uyanırsınız, dört yanda göz alabildiğine bozkır uzanıyor... ıssızlık! Arada bir gözünüze çarpan versta taşları... Ufukta belli belirsiz bir ağartı, soluk, altınsı birkaç çizgi... Şafağın ilk belirtileri... Rüzgâr daha bir sert, ısırıcı: Paltonuza daha bir sıkı sarınırsınız. Ah, ne hoş bir serinlik bu! Yeniden kollarında eridiğin şu uyku gibisi var mı!
Yine de hangi gizemli, anlaşılmaz güç çekiyor beni sana? Bir ucundan öbür ucuna, bir denizinden öbürüne uzanan bu kederli şarkın neden sürekli çınlayıp duruyor kulaklarımda? Ne var bu şarkıda?