'Ama ben bunu şöyle görüyorum. Annem beni doğururken çok zahmet çekti, bu dogru. Aynı zamanda ben de doğarken tüm bu zorlu sürece katlanıp gücümün son zerresine kadar dayandım. Tam dokuz ay boyunca. Sonra annemin rahminde bana rehberlik eden kimse olmadan büyürken, aniden tamamen farklı bir dünyaya itildim. Nerede olduğumu bilmedigim bir yerin havasıyla temasa geçmek ne büyük bir şok olmuştur benim için. Şimdiyse bunların hepsini unuttum. Yine de ne zaman bir şeye sevinsem ya da mutlu olsam, bu hislerin doğmak için verdiğim çabaya değdiğini düşünüyorum."
Seni sırf sen olduğun için seviyorum ben. Güzelliğini, ta zeliğini, asaletini veya gönlündeki zenginliği kaybetsen ya hut bunları senden söküp alsalar bile ben yine seni seviyor olacağım. Seni sevme sebebim sen olduğun içindir.
Bu âlemde güçlü olacan aga. Yoksa ezerler seni. Ezmeseler bile soytarı yerine koyup oynatırlar. Bir dilim ekmeğe boyun bükersin. Benim de anam babam olsaydı... Ben de el çocukları gibi mektep bitirip memur olsaydım gör o zaman. Hadi memurluğu geçtim bir atelye açsaydım gör o zaman.