Bir işe ortasından başlanmaz; en başından başlanır. Böylece hayatı tanırsın, sonradan kendini sakınacağın insanları tanırsın. Her şeyi kendi üzerinde sınar, tek bir meteliğin bile ne ağır bedeller ödenerek kazanıldığını yaşayarak öğrenirsin. Adımlarını dikkatle atman, tökezlemeden ilerleyebilmen ancak bu çileli evreden sonra mümkündür.
Çalışırsan senin en birinci yardımcın benim. Hayvanın mı yok, al sana at, inek! Al sana araba! Gerek duyduğun her şeyi vereceğim sana. Yeter ki çalış. Senin bağını bahçeni bakımsız, yıkık, viran görmek, benim için ölüm demektir. Avarelik en katlanamadığım şeydir. Tepende dikilmemin nedeni, çalışman içindir!” – “İyi ama,” diyor kimileri, “fabrikalar kurarsak gelir artar.” Yahu, sen önce topraklarındaki köylülerinin durumunu iyileştir, ellerinin para görmesini sağla, bak bakalım o zaman fabrikaya ya da birtakım aptallıklara yönelme gereği duyuluyor mu? Ben elbette tarım dışında bir şeyle uğraşılmasın demiyorum, ama asıl olan topraktır. Fabrika-lar insanların gereksinimlerine yönelik ve orada üretilmekte olan şeylerle ilgili olarak kendiliklerinden kurulurlar. Yoksa insanların ahlakını bozan, onları zayıf düşüren şeyler üreten fabrikalar değildir burada sözü edilen.