Iris

Iris
@nerivana
𝙘𝙝𝙤𝙪𝙚𝙩𝙩𝙚.
canavar
267 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
7/10
·608 syf.··
2025 21. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 18:08
Bu kitap hakkında tam olarak ne düşünmem lazım kestiremedim. Böyle izah edebilirim içinde olduğum durumu. Yazara şöyle bir göz attığımda o kadar donanımlı birisi olmadığını gördüm, nitekim bunu esere de yansıtmış maalesef. Seri bir şekilde toplam 3 kitaptan oluşuyor. Diğer kitaplarını bilemem ama serinin ilk kitabı şuan okuduğum kadarıyla biraz acemi işi olmuş. Fantastik kitaplarda olayların yavaş yavaş gelişmesi değilde tabiri caizse diken üstünde oturuyormuş gibi bir his yaratması benim daha çok hoşuma gider. Şimdi doğruya doğru, kitap çok ağır ilerliyor. Kitapta geçen birlikler var, bu birliklerin saldırı hazırlığı için 200 sayfa okumuşumdur. Yani eğer hafif bir fantastik arıyorsanız bence okunur mu, okunur. Şuraya da değinmeden geçmeyeceğim. Kitabın incelemelerine baktım bir tek ben mi böyle düşünüyorum diye. Fakat baktığımda aklımdan bile geçmeyen şeyler gördüm. Yazarı biraz Sarah J. Maas 'e özenmiş gibi göstermişler. Ana karakterin cesur ve dik başlı olmasını Cam Şato'nun ana karakterine benzetmişler, karakteristik özellikleri çok benziyor bence Sarah gibi yazmaya çalışmış vs. yazıları vardı. Şok oldum. Yani bir kitapta karakterin özelliklerini benzetebiliriz ama doğrudan ona benzemeye çalışmış demek biraz nankörlük olmuş bence. Yazarın evreni özgün, karakterleri özgün ya da ben benzetebileceğim bir eseri henüz okumadım. Aslında harika bir kitap olma kapasitesi varmış ama acemi işi olması hikâyeyi heba etmiş. Tisaanah karakteri ve Max karakteri güzel oturmuş ama bu ikiliyi "siz olmak zorundasınız" gibi zorlamış yazarımız, o yüzden bu çiftin sahnelerini pek zevk alarak okuyamadım ama yakışıyorlardı. Kitapta ki Nura karakterinden sonsuza kadar nefret edeceğim, nitekim Zeryth karakterinden de. Kitabın konusundan bahsedecek olursam... Tisaanah küçükken köle
Hiçbir Dünyanın KızıCarissa Broadbent · Martı Yayınları · 2024713 okunma
Reklam
10/10
·157 syf.··
2025 15. kitabı
Necip Fazıl'ın kaleminden gayet hoşlanacağınıza iddiaya girerim. Daha önce hiç okumadığım bir yazar. Almıştım ve kitaplığımda öylece duruyordu, artık toz toplamıştı. İlk başta çerezlik bir kitap diye aldığım bir kitaptı, bitince bir süre duvara bakakalmıştım. Ana karakterimiz bir piyes, yani roman yazıyor ve romanında da karakterin babası kendisini bahçesinde ki incir ağacına asıyor. Asıl dikkat çeken ayrıntı ise piyesin yazarının da bahçesinde bir incir ağacı olması. Bir gazetecinin de bu detay dikkatini çekiyor ve ana karakter, yani Hüsrev'in evine röportaj için geliyor. Bu röportaj ise bir nevi Hüsrev'in hayatında ki dönüm noktası oluyor. Kitapta Hüsrev'in çökmesini okuyoruz kısacası. -İçinde haklı bulduğum çok fazla cümle vardı, fakat kitabı olurken 1000 kitapta olmadığım için alıntı olarak yükleyememiştim, bunun için fazlasıyla üzgünüm.- Hüsrev kitabında bir adam yarattığını söylüyor fakat zamanla bunun Tanrı'ya özgü bir nitelik olduğunu fark edince içsel bir çöküş yaşıyor. Hüsrev zaten piyesi yazarken de derin düşüncelerden, sorgulamalardan gerçek hayata -tam olarak- ayak uyduramayan birisi. Yazdığı piyes öyle bir hâle geliyor ki varoluşsal çöküntüler, hayat gayesinde ki iç karmaşıklıklar dayanılmaz bir hâl almaya başlıyor. Yazdığı piyesi kendine inandırarak, çok içsel bir şekilde yazdığı için bir süre sonra yazdığı bütün o hikâye gerçek dünyayla karışmaya başlıyor. Yani yazar kendi yazdığı kurgu ile kendi hayatı arasında ki o ince çizgide dolaşıyor. Bu da onu fazlasıyla yıpratıyor. Kitabı bu şekilde anlatabilirim, biraz daha devam edersem iş tanıtımdan çıkıp özete doğru gidecek. Kitapta bir sürü tema işleniyor ve bu temalar insanın içine öyle bir işliyor ki kitabı okurken Hüsrev ile ortak dertleriniz oluyor. Yazar, ana karakteri özenerek yapmış, burası
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma
9/10
·400 syf.··
2025 20. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 09:03
Her şeyi puanlı olarak ele aldım, böylece artı ve eksi yerlerden puan kırıp ekleyerek The Witcher'ı okuyup okumamaya karar verebilirsiniz. Beni çok ikilemde bırakan bir kitap oldu. Fantastik kitaplarda genelde 1. şahıs anlatımlarını severim, hikayenin içine girmemi sağlar. The Witcher'da öyle bir anlatım yok, tamamen her şeye dışardan tanık oluyorsunuz. Eğer sorun olmaz derseniz bu +3 puan olarak gelir. Onun dışında fantastiğe yeni başlayanlar için önerebileceğim bir kitap değil çünkü gerçekten o evrenlere alışmanız lazım, hafıza gücü isteyen bir kitap. Fantastik için tercih edebileceğiniz daha hafif kitaplara yönelin bence. Eğer yine fantastik okuduğunuz normal türler gibiyse çok hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Kitapta her tür yaratık var. Bazıları yarı insan, bazıları tamamen canavar, iblisler, cadılar, elfler, periler, ruhlara kadar olan bir dünya. Bunların da kendilerine ve türlerine göre özel isimleri var, kitabın başında her yaratığın özel adını ve nasıl bir yaratık olduğunu bize anlatıyor yazar. Fantastik türlere çok alışıksanız bu kitabı çok seversiniz, çünkü gerçekten okurken yorulduğum bir kitap. Bu da +4 puan olarak yansır bence. İkinci, üçüncü ve diğer kitapları hakkında yorum yapamam ama ilk kitabı kesinlikle novella tarzı. Ben böyle kısa değilde bir olay için özel bir çabaya girsin isterim ama Witcher olduğu için pekte uğraşmasına gerek kalmıyor. Eğer böyle kısa kısa olay olsun pekte yormasın derseniz +2 puan da buradan gelir. Ana karaktere hayran kaldım, gerçekten güzel düşünülüp yazılmış bir kitap. Geralt bir Witcher. Biraz Witcher bölümüne dayanacak olursam, yetim çocuklar alınıp eğitiliyor. Bu eğitim süresince onlar bir iksire tâbi tutuluyor. Bu iksir de onların olağanüstü bir takım güçler elde etmesini sağlıyor. Çeşitli yaratıklarla savaşmadan
The Witcher - Son DilekAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20174,276 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 51. kitabı
SPOİLER YOKTUR! Merhaba, ilk kitap incelemesini yazmak istedim. Kitabımız Kürk Mantolu Madonna gerçekten okurken yaşadığım, sonunda gözlerimin dolduğu bir kitaptı. Daha önce Sabahattin Ali'den Değirmen kitabını da okumuştum ve çok beğenmiştim. Zaten kendisi gerçekten donanımlı, güzel bir yazar. O nedenle bu kitaba başlarken içimde 'başlamasa mıydım?' diye bir ikilemde kalma olmadı. Nitekim doğruydu da. Kitabımız Raif efendi ile iş arkadaşı olan bir beyin anlatımıyla başlıyor. Kendisi iş yerine gittiği ilk gün Raif efendinin yanına verilir fakat ona bir süre alışamaz, gariplik sezer. Nedeni ise sürekli hastalanması, sürekli sessiz olması, gizlice her gün bir defteri okuması. Eninde sonunda bunlar orta yolu bulup dost oluyorlar, Raif efendinin evinde günden güne misafir olup sohbet ediyorlar. Yakın zaman sonrada Raif efendi yataklara düşüyor ve bizim kitap karakterinden (bir adı yok, yazar belirtmemiş) gizlice okuduğu defteri alıp yakmasını ister. Ama yakmadan önce karakterimiz defteri okur. Zaten kitabın çoğu kısmı defterde yazan Raif efendi ve 'Madonna' nın aşkını esas alıyor. Okunması gereken bir kitap, kendinizi bu kaliteden mahrum bırakmayın. Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma