Perdeyi kaldır, öbür tarafa geç! Hepsi bu! Niye titremeli, tereddüt etmeli? Perdenin arkasında ne olduğu bilinmediği için mi? Bir daha geri dönülemeyeceği için mi? Yoksa ne olduğunu bilmediğimiz şeylerin korkuçluğunu, karanlığını sezmenin ruhumuzun bir özelliği olmasından mı?