Yıllar boyu bu kadınla yaşadım ben
Her baktığım duvarda sanki o resim
Yumuşacık kaşlar biçimli bir ağız
Yüzü birden sonbahar düşünceliyken
Hani utanmazsam sizdiniz diyeceğim
Bu cüretimi bilmem bağışlar mısınız
İkimiz otobüsle uzak bir şehre gidiyormuşuz
Kars’a mı desek
Ardahan’a mı desek
Yollarda kar bulut mavisi /dağlar duman
Derin bir uykusuzluğa sarkmış yolculuklar
Bir uçuruma sarkar gibi
Tedirgin, ürkek..
“Bu tasarıya oy vermeyeceğinizi biliyorum,” diye devam etti ernest.”efendilerinizden böyle emir aldınız. Şimdi kalkmış bana anarşist diyorsunuz. Halkın hükümetlerini yerle bir etmekle kalmıyor, bu yüz kızartıcı suçtan utanacak yerde arsızca böbürlenerek ortalıkta dolanıyor, sonrada kalkmış bana anarşist diyorsunuz. Ne cehenneme ne de cehennem ateşine inanırım ama böylesi anlarda keşke inansaydım diyorum. Daha doğrusu böylesi anlarda inanmış kadar oluyorum. Elbette cehennem vardır çünkü başka hiçbir yerde işlediğiniz suçların cezası yeterince verilemez. Sizin gibiler var oldukça kâinatta bir cehennemin olması şarttır.”