İnsan binlerce yıldır kendisiyle boş yere savaşmış durmuş ve ruhunu hâlâ acıdan kurtaramamış; insanın bu esir ruhunun takatsizliği artık dehşet verici, korkunç boyutlara varmış.
İnsan olarak yaşadığım bütün günler gözümün önünden bir bir geçip yokluğa karışıyordu; yüzler belirip kayboluyor, sesler, anlaşılmaz kahkahalar bir an çınlıyor, sonra susuyordu
Bakışlarımı öte yana çevirdim - orada da karşıma sessizlik çıktı. İki taştan, duyarsız duvar arasında sıkışmıştım: bir taraftakinin ardında, o an uzaklaşarak baktığım insana özgü yaşantı vardı; öbürünün ardındaysa asıl ve sonsuz varoluşumun ait olduğu âlem bütün sessizliği ve karanlığıyla uzanıp gidiyordu.