Puan vermedi·400 syf.··
2026 1. kitabı
Tûtî, Divan edebiyatında ayna ve şekerle birlikte anılır ve tatlı dilli oluşu da buna bağlanır. Bir kişi kuşu büyük bir ayna önüne koyup kendisi aynanın arkasında gizlenir ve konuşmaya başlarmış.Bizim Zencefil nam Şekerbâz'da böyle bir tuti.Şekerleri seven ara sıra da kaba konuşan,dostuna ve sevgilisine sadık çok ama çok zeki bir papağandır. Roman Bünyamin'in yaşadığı kötü olaylar sonrası uzaklaşmak istemesiyle Kars'a yerleşmesiyle başlar .Kahramanımız bir yazardır ve Kars'ta kaldığı zamanlarda ona ilham olacak şeyin bir papağan olacağını tahmin edemez.Burada tanıştığı Kaz Kraliçesi Besti Nine ve onun sakladığı Şekerbâz 'la tanışır.Zencefil, yazar Bünyamin'e ustası Gülbahar'ı ve onun yaramazliklarini,nasıl zeki bir adam olduğunu ve ustasına duyduğu saygısını anlatmaktadır.Hindistan'da ve İstanbul'da yaşadıkları maceralar,Ruhsar adındaki değişik kadınla tanıştıktan sonra yapılan planlar ,yıllarca kurulan bir örgütlenmeyi nasıl yok ettikleri ve sahibiyle nasıl ayrı düştükleri romanın yüzlerce yıllık yaşanan olay örgüsünü oluşturmaktadır. Akıcı ve sade bir dille insanı yormayan anlatımla kaleme alınan romanın sonunda biraz duygusallaşabiliyorsunuz Zencefil'in aşkı Fülfül'e kavuşması ve yıllar sonra tüm yaşadıklarını anlatıp sevdiği ile ölmesi biraz üzücü oluyor. Romanda yer yer İskender Pala bazen de İhsan Oktay okuyormuş havası alabilirsiniz.Fantastik unsurların ağır bastığı,sadakatin ve dostluğun, aşkın anlatıldığı güzel bir roman olmuş.Ayrıca divan edebiyatı sanatçılarından Rasih, Nedim, Neşati'nin gazellerinden de bazı örnekler verilmesi ayrı bir hava katmış . Keyifli okumalar
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,764 okunma
10/10
·826 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 11:46
Bu eser için ne diyebilirim bilmiyorum, belki de en kısa ve öz ifade şu olur: Tam bir şiir ziyafeti. Hem de asırlar öncesinden gelen, zevkli insanlara hususî olarak hazırlanmış harika bir ziyafet. Eserin sahibi Fuad Köprülü'yü elimden geldiğince tanıtmaya çalıştığım şu incelememin linkini buraya kopyalıyorum, merak buyuranlar buradan okuyabilir: #289442729 Türk Saz Şairleri, Fuad Köprülü'nün büyük araştırmaları neticesinde ortaya çıkan çok kıymetli bir metin. Eserin içerisinde Karacaoğlan gibi ismini bildiğimiz şairler dışında isimlerini ilk defa duyduğum bir çok şairin hem kısa hayat hikâyeleri hem de şiirleri yer alıyor. Bu saz şairlerinin yaşadıkları devirler ise 16 ila 19 ncu asır arasını kapsıyor. 16. Asır Saz Şairleri: Kul Mehmed, Öksüz Dede, Hayâlî, Köroğlu, Ozan, Bahşi ve Mağrib Ocakları Şairleri: Oğuz Ali, Gedâ Muslu, Çırpanlı, Armudlu, Kul Çulha 17. Asır Saz Şairleri: Gevherî, Âşık Ömer, Karacaoğlan, Kuloğlu, Kâtibî, Kul Mustafa, Âşık, Üsküdari, Keşfi, Âşık Halil, Kul Deveci, İbrahim, Kâmil, Benli Ali, Gazi Âşık Hasan 18. Asır Saz Şairleri: Ravzî, Ali, Hoca Oğlu, Hükmi, Kâtibî, Derviş Mûsâ, Kabasakal Mehmed, Ahmed, Levnî, Şermî, Mahtûmî, Mecnûnî, Kıymetî, Neşâti Vatan, Civan, Nûrî, Abdi, Sadık, Kâmil, Âşık Said, Derûnî, Nigârî, Küşâdî, Âşık Süleyman, Bağdâdî, Âşık Halil, Kütahyalı Sırrı, Şem'i ve Garb Ocakları Şairlerinden: Nakdi, Seferli Oğlu, Mağribli Oğlu, Kara Hamza 19. Asır Saz Şairleri: Erzurumlu Emrah, Âşık Dertli, Bayburdlu Zihnî, Kayserili Seyrânî, Tokadlı Nûrî, Ruhsati, Minhâcî, İspartalı Seyrânî, Aşık Ali, Beşiktaşlı Gedâi, Silleli Devamı, Silleli Sürüri, Silleli Figanî, Silleli Zehri, Silleli Nigârî, Aşık Cevri, Aşık Hikmeti, Bezmi, Micmeri, Sabri,
Türk SazşairleriFuad Köprülü · Milli Kültür Yayınları · 196211 okunma
Reklam
Can veren pervaneler 1
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
#Hayatiİnanç'ın kaleminden #CanVerenPervaneler1 eserini ikinci kez #okudumbitti. Bir sofra düşünün icinde kuş sütü eksik. Her çeşit tat , lezzetini anlatmaya kelimeler yetmez değil mi? Hayati Bey de aynen öyle bir sofra hazırlamış. Sofradaki misafirlerini tanımaya ne dersiniz ? Bu sofrada alınan lezzeti tahmin bile edemezsiniz,? ️Avni (Sultan Fatih ), ️Muhabbet ( Kanuni Sultan Süleyman) ️Sultan II.Selim, ️Sultan V.Mehmed Reşad, ️Bahti ( Sultan I.Ahmed), ️Şeyh Gâlib, ️Ömer Nef'i, ️Ahmet Paşa, ️Necati Bey, ️Tahir Efendi, ️Yusuf Nâbî , ️Yenişehirli Avni Bey, ️Taşlıçalı Yahya Bey , ️Karamanlı Kâmî , ️İzzet Molla, ️Nev'î, ️Ziyâ Paşa, ️Hâmi-i Âmidi ( Diyarbakırlı Hâmi), ️Diyarbakırlı Ali Emiri , ️Diyarbakırlı Cehdi, ️Bursalı Çelebi Âsım, ️Recaizade Mahmud Ekrem, ️Hersekli Arif Hikmet , ️Şeyhülislam Yahya Bey, ️Hayali Bey,
1000Kitap
Can Veren PervanelerHayati İnanç · Babıali Kültür - BKY · 20143,700 okunma
Parlak başlamış, sessiz bitmiş bir hayatın yankısı.
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste’si, yazarın edebiyatındaki en çıplak ve en az süslenmiş yapıttır. Bu roman, bir tamamlanmışlık iddiasından uzak durur; sanki yazar kendi eliyle yarım bırakmıştır onu – tıpkı Behçet Bey’in hayatı gibi, tıpkı Osmanlı’nın son demlerindeki o kesik, yarım kalmış nefes gibi. 1944’te tefrika halinde yayımlanmış, sonra uzun süre gölgede kalmış bu eser, Tanpınar’ın üçlemesinin (Mahur Beste – Sahnenin Dışındakiler – Huzur) sessiz başlangıcıdır; ama aynı zamanda en keskin sorgulamasıdır. Romanın omurgası Behçet Bey’dir: Uyuşuk, iradesiz, ideallerden yoksun, babasının gölgesinde yaşayan bir adam. Behçet Bey ne bir kahraman ne de bir anti-kahramandır; o, bir “durum”dur. Tanzimat sonrası ilmiye sınıfının çöküşünü, eski düzenin prestij kaybını, yeni bürokrasinin yükselişini kendi teninde taşır. Babası İsmail Molla sağlam ahlakın, eski dünyanın simgesi iken; Behçet Bey o dünyanın artık yaşanamaz hale geldiğini fark eden, ama yeni bir dünya da kuramayan neslin ta kendisidir. Atiye Hanım’la evliliği – padişah emriyle, mecburi, soğuk bir bağ – bu yarım kalmışlığın en somut ifadesidir. Kadın, sadık, güzel, eğitimli; ama Behçet Bey’in hayatına bir anlam katamaz, çünkü Behçet Bey’in kendisi anlamdan yoksundur. Tanpınar burada klasik anlatı düzenini reddeder. Giriş-gelişme-sonuç yok; roman, bir dizi portre, anı, sohbet ve iç monologla örülmüştür. Zaman doğrusal değildir; geçmiş, şimdi ve hafıza birbirine karışır. Saatler, cep saatleri, takvimler, eşyalar romanın sessiz kahramanlarıdır: Behçet Bey’in pusulalı saati ailenin yüz yirmi yıllık ömrünü kaydederken, Atiye’nin küçük altın saati onun on yıllık ıstırabına tanıklık eder. Eşya burada sadece dekor değil, medeniyetin hafızasıdır; kırıldığında, kaybedildiğinde veya unutulduğunda, insan da
1000Kitap
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·180 syf.··
Beğendi
·
2025 186. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 22:14
Tâhirü'l-Mevlevî 'nin Teşebbüs-i Şahsî adlı eseri, yazarın bilinen tek romanıdır ve otobiyografik izler taşır. ​Teşebbüs-i Şahsî, II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte matbuat (yayıncılık/basın) dünyasında yaşanan hareketliliği ve serbest girişimcilik ruhunu ele alır. Teşebbüs-i Şahsî nın merkezinde, Neşati Efendi (yazarın kendisini temsil ettiği düşünülür) ve öğretmen arkadaşlarının bir gazete çıkarma teşebbüsü yer alır. ​Grup, "ilmî, edebî, siyasî, tarihî, coğrafî, tedafî, tecavüzî" içerikli "Rehnümâ-yı Memleket" (gerçekte yazarın çıkardığı "Rehber-i Vatan" gazetesini temsil eder) adında bir gazete çıkarmak için izin alır, maddi imkânlarını seferber eder. ​Ancak, tecrübesizlik, maddi imkânsızlıklar ve ucuz matbaada basılmasından kaynaklanan yoğun dizgi hataları nedeniyle gazete ilk sayıları hatalı çıkar ve bu aksaklıklar yüzünden yayınına devam edemez. ​Teşebbüs-i Şahsî, Tâhirü'l-Mevlevî'nin 1908 yılında birkaç arkadaşıyla kurduğu şirket ve çıkardığı Rehber-i Vatan gazetesinin dağılmasıyla sonuçlanan kendi gazetecilik macerasını kurgusal bir metne aktarır. Teşebbüs-i Şahsî, yazarın kendi deneyimlerini aktarması açısından önem taşır. Romanın başkahramanı Neşati Efendi, Tâhirü'l-Mevlevî'yi , Rehnümâ-yı Memleket Gazetesi ise Rehber-i Vatan Gazetesi'ni temsil etmektedir. ​Teşebbüs-i Şahsî,II. Meşrutiyet döneminin matbuat ortamındaki coşkuyu, idealizmi ve aynı zamanda pratik zorlukları, bürokrasiyi ve maddi sıkıntıları gerçekçi bir dille yansıtır. ​Dönemin popüler fikir akımlarından olan Prens Sabahaddin'in savunduğu serbest girişimcilik (teşebbüs-i şahsî) hareketine yazarın kendi tecrübesi üzerinden bir tahlil ve eleştiri getirdiği de belirtilebilir. Teşebbüs-i Şahsî , Tâhirü'l-Mevlevî'nin nüktedanlığı, öğretmenliği, gazeteciliği ve dil meselelerine olan ilgisi gibi çeşitli yönlerini de okuyucusuna sunar. ​Teşebbüs-i Şahsî, şiir, şerh (Mesnevi
Edebiyat
Teşebbüs-i ŞahsîNurcan Şen · Kurgan Edebiyat Yayınları · 20141 okunma
9/10
·456 syf.··
2025 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 13:13
Yazarimiz İskender Pala'yla tanişma kitabım diyebilirim,lakin son olmayacak.Romanin Tarihi anlatım tarzıyla insani cezbeden bir yani ve içinde sakladığı sifrelerle gizemli hale getiren bir anlatım şekli var.Acikcasi İskender Pala'nin anlatim diline hayran kaldim. İlk başlarda biraz ağır geldi,lakin sayfalar ilerledikçe daha anlam kazanmaya başladı herşey. Ozellikle Divan edebiyati ve tarih sevenler için muhteşem bir eser.Kitap, Kanuni Sultan Süleyman döneminden başlayıp Tanzimat dönemine kadar geçen 370 yıllık tarihi bir yolculuğa çıkartıyor. Bir hancere gizlenen büyük sir. "Ölmesini bilenler için hançer hayat demektir;ve aşkı bilen biri için yedi gerçek sır vardır,ona sahip olan dünyaya hakim olur. Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi...Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini bırakanlar, daha avuçlarının sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan biriktiğini bilselerdi...(Kitaptan alıntıdır) Doğunun en büyük aşk hikayesini yazan Hilleli Mehmet Fuzuli'nin, Leyla ile Mecnun adlı eserinin üzerinden tarihe yolculuk yapıyoruz.Leyla ile Mecnun kitabinin elden ele dolasmasini anlatmakta.Kitap kimlerin ellerine geçmedi ki;Bilgeler,katiller,asiller, sevgililer.Nerelere yolculuk etmedi ki; Bağdat,İstanbul,Roma -Vatikan,Paris,Moskova,Buhara,Semerkand,Kabil,Halep bunlardan bir kaçı.Romanin ana karekteri Leyla Mecun kitabı diyebiliriz.Bir nevi kitap dile geliyor. (Yazıldım, kitap oldum; dile geldim, söyledim ,hitap oldum.)kitaptan alıntıdır Divan Edebiyatinin önemli yazarlarından olan Fuzili'nin yanı sıra ,Nebi,Baki,Nevi,Nedim,Nabi,Zati,,Ruşeni,Nefi,Naili,Neşati gibi birçok sairin de
Alıntı
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 201523,5bin okunma
Reklam
Reklam