her insan
kendine ait bir sabahla yürür
yüreğinde ferahlık taşıyanlar için
hayat
gece boyunca yağan yağmurun ardından
ışıldayan kaldırım taşlarında
onlar
kimsenin fark etmediği şeylerde
güzellik bulurlar
çatlamış arnavut kaldırımlarında
inatla tutunan sarmaşıkta
eve dönen bir kedide
fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunda
sevinç
yüksek sesle söylenen şarkı değildir
pencereye konan serçenin bakışıdır
şiirleri de başkadır
yaraların içinden geçen rüzgârı anlatır
ve her dize
unutulmuş bir kütüphaneye
gün ışığı taşır
hayatı omuzlarında taşırlar
ama küsmeden yürürler
bir kuş sesinde