İpek

İpek
28 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2024 10. kitabı
Ahmet ile Zeynep isimlerinde iki çocuk ayrılıp mektuplaşma yoluyla birbirlerine yaşadıkları olayları anlatırlar. Ahmet ile Zeynep eskiden aynı okulda okumaktadırlar, ancak Zeynep sonra Ankara'ya taşınır. Mektuplaşmaya söz vermişlerdir. Zeynep'in Metin, Ahmet'in ise Fatoş adında birer de kardeşleri vardır. Ahmet Zeynep'e, Zeynep de Ahmet'e, okulda, evlerinde yaşadıkları olayları anlatırlar. Bu kitap çocukların annelerini, babalarını ve öğretmenlerini nasıl gördüklerini anlatır ve çocukların kendini nasıl savunması gerektiğini öğretir.
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,6bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·352 syf.··
2024 20. kitabı
kendi istedikleri şeyi düşünenlerin suç işlediği ve buna da “Düşünce Suçu” dendiği gerçeğinden kaçamıyor insanlar. Tabi her suçun cezası olduğu gibi bu düşünce suçunu işleyenleri de cezalandırıyorlar. Doğrusunu söylemek gerekirse sistem o denli beyinleri sıfırlıyor ki okullarda eğitim alan çocuklar, anne ve babalarını bile düşünce polisine şikayet ediyor. Hatta düşünce polisi de bu düşünce suçunu işleyenleri yok ediyor. Çünkü Partinin istemediği gibi düşünmek yasaktır. Bütün eski dergiler, kitaplar partinin istediği gibi yeniden yazılıp eskileri yok ederek partinin düşüncelerini yaşatmak amaçlanıyor. İşte kitabımız da Winston Smith isminde bir parti üyesinin, en büyük suçu işlemesiyle başlıyor, anlayacağınız üzere işlediği suç, düşünce suçudur. Kitap üzerine söyleyeceğim sayısız cümlem var fakat bir iki cümle ana fikrimi anlatacaktır. Baskıcı hükümetlerin ve diktatör yönetimlerin istediklerine göz yummaya başlayan medeniyetlerin giderek 1984 kitabının gerçeklerine sürüklendiğini kesindir. Tam bağımsızlık ve egemenlik sadece sınırlarımızda değil beyinlerimizde, düşüncelerimizde de olmalıdır.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,8bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
2024 11. kitabı
Yaşar Yaşamaz adlı karakter hapse girmesinin ardından mahkûm arkadaşlarına hayat hikâyesini anlatır. Devlet, Yaşar Yaşamaz'ın nüfus kayıtlarına göre bir ölü olduğunu düşünmektedir ama yine de askerlik görevini yerine getirir. Yaşar nüfus kâğıdı çıkaramaz ve olaylar hem güldürü hem de düşündürücü şekilde gelişir. Yaşar'ın ilkokula başlayabilmesi için nüfus kağıdına ihtiyacı vardır. Ancak nüfus dairesindeki kütüğe göre 12 yaşındaki Yaşar Çanakkale Savaşı'nda şehit düşmüştür. Bu yüzden nüfus kağıdı Yaşar'a verilmez. Zaman geçer ve Yaşar asker kaçağı olarak adlandırılıp askere çağrılır. Terhis olma zamanı geldiğinde de Yaşar kütüğe göre yaşamadığı için terhis edilemez. Zar zor terhis edilir. Bu sefer Yaşar'ın babasının öldüğü öğrenilir. Yaşar babasının borçlarını ödemek zorunda bırakılmasına karşın nüfus kağıdı olmadığı için mirasını alamaz. Babasının ölümünden sonra İstanbul'a gelir ve köyden tanıdığı olan Satı Bey'in yanına gider. Satı Bey çok saygı duyulan bir adam olduğundan onun bir kağıdıyla istediği işe girebileceğini öğrenir. Satı Bey'in yazdığı kâğıtla müzeye iş bulma ümidiyle gider fakat yazı silinmiş olduğundan dolayı müzede çalışmak yerine müzeyi gezmekle yetinir. Zaman geçer ve birisiyle manav dükkânı açarlar. Manav işi ilerler fakat bir gün adamın tüm parayı alıp kaçtığını öğrenir. Mahkemeye başvurmak istese de nüfus kağıdı olmadığı için hakkını arayamaz.
Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 200816,2bin okunma
Puan vermedi·687 syf.··
2024 3. kitabı
Roman, Rusya’nın 19. yüzyıl sonlarında, ahlaki, toplumsal ve ekonomik çöküntünün hakim olduğu bir dönemde geçer. Yoksul bir öğrenci olan Raskolnikov, çevresindeki zayıf ve ezilen insanlar görerek kendisinin üstün bir insan olduğuna inanmaya başlar. “Üstün insan” teorisine göre bazı insanlar, toplumun geleneksel ahlaki kurallarının üstünde ve özgürdürler. Bu kişiler, özgürlüklerini kullanarak büyük işler başarabilirler.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025193,8bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2024 8. kitabı
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabında gördüğümüz üzere bir kadının, resmen R.’yi yaşamasını ve R.’nin hayatında olmasına rağmen mektup sonunda bahsi geçen erkeğin kendisinin yüzünü bile hatırlayamaması… Bir insanın en sevdiği olmak ama o insanın sizi koşulsuz sevmesine rağmen o sevginin boşa gitmesi… Başkasının sizi tanımamasına rağmen sizin onu sevmeniz… Sevginizden dolayı başkalarının yanında bile yalnız olmak… Kitap, bunlar ve dahasını içerdiği için hemen bitiveriyor. Kitabın sonunda bulunan boş alana kitabı bitirir bitirmez şu satırları yazmak geldi içimden… Bazı insanların hayatlarına dokunuyoruz. Gerçekten karşımızdaki insanın hayatında fark yaratmak için bir çabamız oluyor. Bu insanların hayatları gitar teli gibidir. Bu dokunma sonucunda kimileri melodik bir ses, kimileri ise akordu bozuk bir ses duyduğunu iddia eder. Önemli olan çıkan sesin ritmine kapılıp karşımızdaki ile dans edebilmemizdir. Ahenk ile dans etmeye başlarsak gerçekten iyi şeyler yapabiliriz birlikte… Önemli olan iyi şeyler yapmak istemek. Önemli olan yan yana geldiğimizde, kalplerimizin aynı ritim ile çarpması…
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,1bin okunma