8/10
·306 syf.··
2026 17. kitabı
Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek" (Mehmet Akif Ersoy) Serinin son cildin de Mehmed Akif'in safahat adlı eserindeki "asım" adlı şiiri izahat ederek "asım'ın nesli"nin hangi özelliklere sahip olması belirtiliyor. Ayrıca Mehmed Akif'in bakışıya İslam dünyası hakkındaki düşünce ve fikirlerini bizlere sunuyor. Safahat'ta geçen bazı şiirler hakkında açıklamalarda mevcut ve de Sebilürreşad dergisinin yayın hayatına başlaması ve hizmetlerine de yer verilmiştir.
Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar - IIIM. Ertuğrul Düzdağ · Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı · 200610 okunma
Asımın Nesli Diyordun Ya :Nesilmiş Gerçekten
10/10
·504 syf.·
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Safahat, bir milletin kalp atışlarını sayfalara döken bir feryattır. Mehmet Âkif, bu eserde sadece şiir yazmaz; yaşadığı çağın acısını, yoksulluğunu, umutsuzluğunu ve aynı zamanda sarsılmaz inancını dile getirir. Sokaklarda aç gezen çocukların, umudunu kaybetmiş babaların, sabırla direnen anaların sesini duyarız dizelerin arasında. Şair, çökmekte olan bir imparatorluğun içinden konuşur. Toplumun içine düştüğü cehalete, tembelliğe ve ahlaki çöküşe büyük bir sitemi vardır. Ama bu sitem kırıcı değil; aksine uyandırmak isteyen bir yürek çırpınışıdır. Âkif, milletini azarlar gibi görünse de aslında ona derin bir sevgiyle seslenir. Çünkü hâlâ kurtuluşun mümkün olduğuna inanır. Safahat’ta iman en güçlü dayanak noktasıdır. Allah’a güven, çalışmak, ahlaklı olmak ve sorumluluk almak sürekli vurgulanır. Şair, kurtuluşu başkalarında değil, insanın kendi vicdanında ve emeğinde arar. Her şiirde “ayağa kalk” diyen bir çağrı vardır. Bu eser, gözyaşıyla yoğrulmuş bir umut kitabıdır. Okuyan kişi sadece geçmişin acılarını değil, aynı zamanda yeniden dirilme arzusunu da hisseder. Safahat, bir şairin değil; yaralı ama inançlı bir milletin kalbinden çıkan samimi bir haykırıştır.
Duygu ve Düşünce
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Akvaryum Yayınevi · 20127,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·800 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 10:23
Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat'ı, Türk edebiyatının en ağır, en dertli ve bir o kadar da “biz” kokan eseridir. Yıllardır elimde süründürdüğüm, her okuduğumda yeni bir yarasını fark ettiğim, bazen öfkelendiğim, bazen içten içe “helal olsun” dediğim bir kitap. Safahat dediğimizde aslında yedi kitaptan oluşan bir külliyatla karşı karşıyayız: Safahat (1911), Süleymaniye Kürsüsünde (1912), Hakk’ın Sesleri (1913), Fatih Kürsüsünde (1914), Hatıralar (1917), Asım (1919) ve Gölgeler (1933, ölümünden sonra). Âkif bu kitapları ayrı ayrı bastırmış, kendi de hayattayken tek cilt hâlinde toplamamıştı. Bugün elimizde dolaşan “Safahat” ise 1943’ten beri yapılan derlemeler. Yani eserin kendisi bile biraz “yaralı” doğmuş; tam istediği gibi bir araya gelememiş.Benim için Safahat’ın kalbi “Asım”dır. Asım’ın şahsında Âkif’in hayal ettiği “nesl-i cedid” vardır: hem alim, hem sporcu, hem mücahit, hem şair. Köse İmam ile Hocazade’nin diyaloğu üzerinden kurulan o kuşak, 1908’in heyecanıyla doğmuş, Çanakkale’de sınanmış, nihayetinde 1920’lerde hayal kırıklığına uğramış bir idealdir. Âkif, Asım’ı yazarken oğluna değil, belki de kendine sesleniyordu. “Asım’ın nesli diyordum ya… nesilmiş gerçek: / İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.” dediği yerde hâlâ tüylerim diken diken olur. Çünkü o nesil çiğnetmedi ama biz çiğnettik mi sorusu içimi kemirir.Eserin en sert, en keskin kısmı ise elbette “Hakk’ın Sesleri”. 1913’te Balkan Harbi’nin utancıyla yazılmış on şiir. “Ey cemaat, utanın! Zulme alkışlayanlar var!” diye haykırırken öyle bir öfke var ki, okurken yüzüm kızarıyor. Âkif’in dinî hassasiyeti burada zirveye çıkıyor ama asla hamasi bir vaaza dönüşmüyor; tam tersine, dindarlığın en ağır eleştirisini dindar bir adam yapıyor. “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz / Buhayretle bu muhabbetle, bu îmanla!”
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Çağrı Yayınları · 20057,5bin okunma
Asım'ın Nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek...
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 16:12
Tahir Fatih Andı Mehmet Akif Ersoy'dan Necip Fazıl Kısakürek'e, Adil Erdem Beyazıt'tan Mehmet Akif İnan'a, Cahit Zarifoğlu'na kadar Türk edebiyatının usta kalemlerine yer verilen ve bunu "Asım'ın Nesli" düsturuyla yoğuran baş ucu kitabı kitabı niteliğinde bir eser. Âsım'ın Nesli ve Ustaları
1000Kitap
Âsım'ın Nesli ve UstalarıTahir Fatih Andı · Hat Yayınevi · 201634 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2025 13. kitabı
Bu muhteşem kitabı okuyalı yaklaşık 3 yıl oldu ama tadı hala damağımda. Okuduğum günden beri etrafımdaki herkese tavsiye ediyorum. Kaç arkadaşıma hediye ettim sayısını bilmiyorum bile. Tavsiyem ile okuyanlar da çok şükür ki benimle aynı fikirdeydi. Kitapta en çok beğendiğim bölüm Asım b. Sabit'in anlatıldığı bölümdü. Bu sahabenin hayatını araştırıp bir sohbet grubunda anlatmıştım. Mehmet Akif Ersoy'un "Asım'ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek" dizeleri bu kitabı okuduktan sonra benim için daha da anlam kazandı.
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Safahat: Mehmet Akif'in Yüreğinden Yaşamın Yüzleri
Puan vermedi·1088 syf.··
2023 42. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2023 20:45
Safahat, kelime olarak “hayatın değişik yüzleri, görünümleri” ile “aşamalar, evreler” anlamlarına gelir ve safahat 7 ayrı kitabın ortak adıdır. İlk kitabı -kitaba adını da veren- Safahat, ikinci kitabı Süleymaniye kürsüsünde, üçüncü kitabı Hakkın sesleri, dördüncü kitabı Fatih kürsüsünde, beşinci kitabı Hatıralar, altıncı kitabı Asım,yedinci kitabı ise Gölgelerdir. Mehmet Akif’in fikir kaynağı bizzat toplumda yaşayan düşüncedir. Toplumu en iyi şekilde eserlerinde yansıtmıştır. Özellikle de Safahat kitabında. Verem hastadadır. Mehmet Akif toplumdur, toplumun tam içidir. Aşkından yataklara düşenler değildir onun ilham kaynağı. O ümit doludur. Cihan Harbinde ülkeden ülkeye, cepheden cepheye, kürsülerden kürsülere koşarken görürüz. Vaazlar veren odur hep. “Vatan için” denildiği vakit tutabilmek ne mümkün. Berlin’de o…Necid Çöllerinde o… Süleymaniye Kürsüsünde yine o… Bekliyor Çanakkale zaferini Necid Çölllerinde. Zaferin ardından ekliyor: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte, çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.” “Bana sor sevgili kari’ sana ben söyleyeyim, / Ne hüviyette şu karşında duran eş’arım: / Bir yığın söz ki, samimiyyeti ancak hüneri; / Ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkarım. / Şi’r için “göz yaşı” derler; onu bilmem, yalnız, / Aczimin giryesidir bence bütün asarım! / Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; / Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım! / Oku, şayed sana hisli bir yürek lazımsa; / Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa.” dizeleriyle başlar safahat. 1)Safahat 7 kitaba adını veren safahat ilk kitaptır aynı zamanda. Şiirlerinin konusu dönemin sosyal sorunları(savaş,milli mücadele,halkın çektiği sıkıntılar),tarihi ve dini konulardır. Kitap 1911’de yayımlanmıştır. 1908-1910 yılları arasında Sırat-ı Müstakim dergisinde yayımlanmış
Edebiyat
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Beyan Yayıncılık · 20077,5bin okunma