Duygu Satoğlu

"Ne zaman başkalarının yanında olsam, o korkunç sessizliklerden birinin aniden ortaya çıkması ihtimaline karşı sürekli tetikteydim. Doğam gereği suskun biri olsam da, sanki büyük bir zafer ya da korkunç bir yenilgi ipin ucundaymış gibi, çaresizce soytarılığıma devam etmek zorunda hissederdim."
Sayfa 39 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Farklı görünsek de -ikimiz de bu insan dünyasının işleme şeklinden koptuğumuz ve ikimizin de kafası karışık olduğu için- aynıydık. Bizi ayıran temel fark ise, benimkinden farklı olarak, onun soytarılığının tamamen bilinçsiz olması ve kendi trajik doğasından tamamen habersiz olmasıydı."
Sayfa 37 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
"Böyle yerlere pek alışık olmadığımdan daimi bir dehşet içindeydim. Kollarımı bir kavuşturuyor bir serbest bırakıyordum ve sahiden de tek yapabildiğim, dediği gibi utangaçça gülümsemekti."
Sayfa 37 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
"Beklentilerin aksine, tıpkı ürkek ve kolayca ürken insanlar nasıl şiddetli bir fırtınanın daha da güçlenmesini daha çok arzularsa, insanlardan tam bir korku içinde yaşayanlar, her zamankinden daha korkutucu ve korkunç canavarları kendi gözleriyle açıkça görmek için psikolojik bir ihtiyaç geliştirirler ama ne yazık ki insanlık denen canavar tarafından fazlaca yaralanan bu sanatçılar o kadar dehşete kapılmışlar ki sonunda görülere inanırlar ve canavarlar, doğanın öğle güneşinin acımasız parıltısı altında gözlerinin önünde canlı bir şekilde beliriverir."
Sayfa 32 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
"Hiçbir zaman adil yargılanmayacağımın çok iyi farkındaydım. Sonuç olarak, başkalarına yardım için başvurmanın bir faydası yoktu. Yapabileceğim tek şey, diye düşündüm, susmak, tahammül etmek ve soytarılığıma devam etmek."
Sayfa 21 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Reklam