İnsan, hayatın o amansız gürültüsüne ve kendi tekdüzeliğine kapıldığında en çok görmeyi unutup sadece bakmaya başlıyor. Nefes alıyoruz, koşturuyoruz, tüketiyoruz ama ne kadar az durup düşünüyoruz... Oysa zihni ve kalbi o otomatik akıştan çekip çıkarmak, her şeyi yeni baştan anlamlandırmaya çalışmak, yani tefekkür edebilmek ne büyük, ne zahmetli bir nimet.
Evet, zahmetli. Çünkü tefekkür, insanın kendi kendine kalmasını, zihnini o hazır sunulan kalıplardan kurtarmak için kendini zorlamasını gerektirir. İradeyi zorlamadan, o zihni konfor alanından çıkmadan hiçbir hakikate ulaşılamıyor. Büyük İslam alimi İmam Gazali’nin satırlarında kaybolurken insan daha net görüyor bu hakikati: Dünyayı ve nefsi kendi haline bırakırsan, gafletin o koyu gölgesinde kaybolup gidiyorsun. Kendini zorlayıp o tefekkür kapısını araladığında ise bakış açın kökten değişiyor.
Bu bir çağrıdır; hem kendime hem bu satırlara misafir olan her yüreğe... Fark etmeden, derinleşmeden, alelade yaşayıp geçmek bu hayata haksızlık değil mi? Okuduğumuz bir cümlenin, baktığımız bir gökyüzünün, aldığımız bir nefesin ardındaki o derin manayı aramak zorundayız. Kendimizi düşünmeye, hayatı hakiki manasıyla anlamlandırmaya zorlayalım. Çünkü tefekkür, ruhun uyanışıdır ve bu uyanış, zahmetine değecek en asil gayrettir.
Kitabı çok beğendim. Arkadaşlığın değerinden , dostluğun öneminden bahsetmesini çok sevdim. Aslında çocukken yaşadığımız duygular, oynadığımız oyunlar ve o arkadaşlık gözümde canlandı. Sonra duman adamların girmesiyle hikayeye zamanlar kısaldı, kimse işini doğru yapmamaya sadece daha hızlı yapmaya başladı ve insanlar hep mutsuz hissetti. Aslında bu şu anki zamandan başka bir zaman değil . Çünkü teknolojinin gelişmesiyle tüketim çılgınlığı arttı ve artık zamanımız bize yetmez oldu. Bu yüzden kime sorarsanız sorun hep zaman şu anki zamanla aynı değil der. Bu kitapta anlatılan da tam olarak buydu. Benim daha da net görmemi sağladı okuyunca.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okurken kendimi oldukça karanlık ama bir o kadar da gerçekçi bir dünyanın içinde buldum. Kitap, büyük bir şirketin her şeyi kontrol ettiği bir sistemi anlatıyor ve bu durum bana günümüz dünyasını fazlasıyla düşündürdü. Özellikle tüketim kültürü ve insanların farkında olmadan nasıl bir düzenin parçası hâline geldiği çok çarpıcıydı.
Ana karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar hikâyeye derinlik katıyor. Sadece bir distopya okumadım; aynı zamanda insan psikolojisine dair güçlü gözlemler de gördüm. Bazı bölümler gerilim açısından oldukça sürükleyiciydi ve merak duygusu sürekli canlı kaldı.
Yazarın dili akıcı ve sade. Olaylar hızlı ilerliyor ama arka plandaki mesaj da net bir şekilde veriliyor. Kitabı bitirdiğimde “Acaba biz de böyle bir sistemin içinde miyiz?” diye düşünmeden edemedim.
Genel olarak Depo, hem aksiyon hem de düşündürücü yönü olan bir roman. Distopya sevenler için etkileyici ve biraz da rahatsız edici bir okuma deneyimi sunuyor.
Emine Işınsu ne yazarsa okuyacağım yazarlardan bir tanesidir.Okuduğum beşinci eseri sancı kitabı aslında Ertuğrul Dursun Önkuzu’nun hayatını anlatırken,onun yaşadığı süreç ve etrafında olan olaylar,bu olayların devamındaki bağlantılar ve şahıslardan bahsetmektedir. Arif Nihat Asya’nın öğrencisi olan Emine Işınsu’nun kalemine sağlık. Çok net olan ışınsu gerçekçi milliyetçi güçlü olan duruşu sayesinde kitaplarını okuduktan sonra ideolojisi,fikirleri değişen doğruyu yanlışı görebilen insanlar olduğunu söylemek mümkün. Her iki görüşü okuyup tartıp aklı selim düşünmenin önemli olduğunu fark etti insanlar. Sahaya bilinçsizce piyon gibi salınan çocuklar,öğrenciler kendilerini kullandırmamaya başladılar. Artık bilinçlendiler bir şeylerin farkına vardılar. Asıl merak ettiğim sonunu kestiremediğim bir şey daha var solcu olan ve hayatıyla tehdit edilen Leyla, ülkücü olan kardeşi Ali’nin de hayatını tehdit eden solcular Leyla’ya ne yaptılar ?Leyla’ya ve ailesine ne oldu? Gazi eğitimde Leyla’yı öldürüp suçu ülkücülere mi attılar yoksa Leyla ve ailesi Amerika’ya gidebildi mi? Dilerim gidebilmişlerdir.Çok etkileyici bir kitap hüzünlü,merak uyandırıcı,akıcı.
Üniversite dönemimde yaşanılanları bu kitapta
tekrar yaşamış gibi oldum. Okudum okudukça gözümün önüne gelen fen edebiyat kantinin de iktisat kantininde olan çatışmalar,çözülemeyen kavgalar…
Kitap tavsiyemdir. Şimdiden keyifli okumalar.
SancıEmine Işınsu · Bilge Kültür Sanat · 20121,173 okunma
Kötü asla değil, ama yine de iyi değil gibi....sonu bir yere bağlanmamış, kurgu yarım kalmış gibi... Bir mesajı var ama net değilmiş gibi...gibi... 6.5' tan 7.
#fundaokuyupyorumluyor
GÜNLÜK YAŞAM FELSEFESİ
ŞİMDİYE ÖVGÜ
&
GÜNDÜZ VASSAF
Hayırlı, mutlu ve güzel haberler alacağımız bir hafta olsun inşallah
Bugün @inkilapkitabevi nden çıkan @gunduz_vassaf kaleme aldığı #günlükyaşamfelsefesişimdiyeövgü söyleşi kitabı ile geldim.
Kitap, genel anlamda bir felsefe kitabı olmaktan çok; insanın kendisiyle, toplumla ve çağın dayattığı yaşam biçimleriyle hesaplaşmasını sağlayan denemelerden oluşuyor. İçerisinde kimlik, mutluluk, arkadaşlık, ölüm, öğrenme, değişim, sanat, bireysellik, teknoloji ve yapay zekâ gibi birbirinden farklı görünen konular aslında tek bir merkezde birleşmiş. “Nasıl yaşamalıyız?”
Yazar, felsefeyi akademik bir disiplin olmaktan çıkarıp gündelik hayatın içine taşımış. Kitap boyunca “Ben kimim?”, “Mutluluk nedir?”, “Öğrenmek gerçekten ne anlama gelir?”, “Özgür olduğumuzu sanırken hangi kalıpların içinde yaşıyoruz?” gibi soruların peşine düşüyor. Ancak bunu kesin cevaplar vermek için değil, okurun kendi cevaplarını araması için yapıyor.
Kitabın sonuna geldiğinizde aklımızda net cevaplardan çok yeni sorular kalıyor. Belki de kitabın en büyük başarısı burada. Çünkü insanı değiştiren şey çoğu zaman cevaplar değil, doğru sorulardır.
Kısacası; Günlük Yaşam Felsefesi, modern dünyanın gürültüsü içinde durup kendine bakmak isteyenler için yazılmış, felsefeyi günlük yaşamla buluşturan, sorgulatan ve uzun süre etkisi devam eden bir düşünce yolculuğu. Her sayfasında okuru kendi yaşamına dönüp yeniden bakmaya davet eden, sindirilerek okunması gereken güçlü bir eser.
Kitapla ve sağlıkla kalın
#okudumbi̇tti̇