Entropi, temel olarak bir sistemdeki düzensizliğin, karmaşanın ve rastgeleliğin ölçüsüdür. Termodinamiğin İkinci Yasası’na göre, izole edilmiş bir sistemde entropi (düzensizlik) her zaman artma eğilimindedir. Matematiksel olarak, bir sistemin durumu S ile ifade edilirse, bu süreç şu basit eşitsizlikle özetlenir: Δ S ≥ 0
Yani, dışarıdan aktif bir enerji (zihin, emek, odaklanma) girişi olmadığı sürece, herhangi bir sistem kendiliğinden daha düzenli bir hale gelmez; tam tersine, parçalanır, dağılır ve nihayetinde "en olası" (yani en düzensiz) duruma evrilir.
Bu kavramı sosyal medyadaki duruma ve kültürel analize uyarladığımızda, neden derinlikli yazıların "yüksek enerjili" (düşük entropili) bir düzen, "günaydın" postunun ise "düşük enerjili" (yüksek entropili) bir kaos olduğunu daha net görebiliriz.
Entropi, bir mesajdaki "belirsizlik" veya "rastgelelik" ile ilgilidir. Derinlikli bir entelektüel analiz yazısı, düşük entropilidir; yani çok fazla düzen, yapı ve anlam içerir. Okuyucunun zihninde bir "işleme" (enerji harcama) süreci gerektirir. Öte yandan, sosyal medyadaki "günaydın" paylaşımları yüksek entropilidir. Bu paylaşımlar aslında "gürültüdür" (noise). Anlamı yoktur, yapısı yoktur, işlenmesi gerekmez. İnsan zihni, en az enerji harcayacağı yolu tercih ettiği için, entropik olan (düzensiz/kolay) akışa doğal bir çekim duyar.
Sosyal medya platformlarının algoritmaları, entropinin yasalarına uygun olarak çalışır. Algoritma, insanların en az direnç gösterdiği yolu (en yüksek etkileşimli, en az bilişsel çaba gerektiren içerik) ödüllendirir. Bu da sistemin toplam entropisini artırır.
Bu süreci durdurmak veya tersine çevirmek için "Negentropi" (Negatif Entropi) üretmemiz gerekir:
Negentropi nedir? Sisteme dışarıdan "düzen" ve "enerji" enjekte etme sürecidir. Yani bir