Tekrar : varoluşta özgürlük yoktur ! yeme içme ve barınma olan bir boyutta , bu bulunamaz , ancak sosyal varlıklar etkileşimler üzerinden yol alınır ! Net veya tam değil yine de (yarımdır..)
İz bırakanlar, is bırakanlar...
Her ademoğlu dünyadan gelip geçer de, kimi ardında takip edilesi iz(ler) bırakır; hoş bir sedâ, hoş bir eda, dik duruş ve güzel davranış, güzel koku ve renk gibi...kimi de kapkara "is" bırakır, kötü kokan, kazıyınca çıkmayan zift karası... Bu dünyanın en büyük ve yalın hakikati... Dünya dediğimiz bu han, herkesin konup göçtüğü, ama duvarlarında mutlaka kendinden bir parça bıraktığı muazzam bir hafıza mekânıdır. İz bırakanlar, bu kubbede hoş bir sedâ bırakmayı dert edinenlerdir. Onların gidişiyle yeryüzü eksilir belki, ama geride bıraktıkları ışık, yıllar sonra bile yollarını kaybetmiş bedbahtlara pusula olur. Bir tebessümle gönül alanlar, adaletin safında dimdik duranlar, rüzgâra karşı bile eğilmeyenler... Onlar dünyayı güzelleştiren, insanlığın mayasını taze tutanlardır. Göçüp gitseler de kokuları kalır sokaklarda; adları her anıldığında içe çekilen derin bir nefes gibi ferahlık verirler. Bir de "is" bırakanlar vardır... Geçtikleri her yeşili kurutan, bastıkları her toprağı çoraklaştıranlar. Onlar bencilliğin, hasedin ve zulmün zifiri karanlığıyla yürürler. Arkalarında bıraktıkları tek şey, temizlenmesi nesiller süren kirli bir pastır. Hatırlandıklarında sinelere bir ağırlık çöker, yüzler ekşir, ruhlar daralır. Ne acıdır ki, ömür gibi aziz bir sermayeyi, sadece etrafı karartmak için harcayıp gitmişlerdir. Tarih de, gündelik hayat da bu iki zıt kutbun canlı şahitleriyle doludur. Biri baktıkça içimizi ferahlatan ve insanlığa olan inancımızı tazeleyen bir "iz", diğeri ise hafızalardan silinmek istenen kirli bir "is"tir. Gelin, bu iki insan tipini hayatın içinden somut örneklerle karşılaştıralım: İz Bırakanlar (Aydınlatanlar): İnsanlığın ortak mirasına harç koyanlar, ömürlerini bir hakikatin veya faydanın peşinde tüketenlerdir. Onlar, sadece kendi dönemlerini değil,
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu istanbul soğuk mu sıcak mı ben karar veremedim net olmayan işler gibi aynı dhdj
Günaydın… Bugün dünyayı değiştirmek zorunda değilim. Bütün soruların cevabını bulmak zorunda da değilim. Bazen bir nehir gibi olmak yeterlidir; acele etmeden akmak, geçmişi sırtımda taşımadan yürümek, karşıma çıkan güzellikleri fark edebilmek… Umarım bugün, kalbimi yoran gürültüler biraz susar ve içimdeki ses biraz daha net duyulur. Herkese huzurlu bir gün diliyorum.
Alıntı
İnsanlar, yaşam tarzlarını haramlar üzerine kurduklarında, fıkhi hükümleri "süreç içinde esnetme" eğilimine girerler. Buna fıkıh usulünde "telfik" veya "rehavet" diyebiliriz. Haram olan bir fiilin, sosyal kabul görmesi veya "herkes yapıyor" denilerek meşrulaştırılması, o fiilin haramlık hükmünü asla değiştirmez. Sadece o toplumun ahlaki çöküşünü gösterir. Fıkhın hükümleri "katı" değil, "net"tir. Netlik, insanı belirsizlikten ve nefsinin oyunlarından koruyan bir kalkandır. Haramın normalleşmesi, insanın kendi kendine inşa ettiği sahte bir özgürlük alanıdır; ancak bu alan, ahiret dengesinde bir "yük" olarak karşısına çıkacaktır.
Libido sex hayatlara:))
Sanırsın ki her anı bir Hollywood filmi, Çıkarır bel fıtığı o acayip akrobasi. Boştur inan tenlerin o komik savaşı, Kurtarır dünyayı ancak, pazar sabahının o miskin uykusu! Kovalar insanoğlu bir ömür o ateşi, Uğruna feda eder de koskoca serveti. Halbuki bir porsiyon sıcak mantı, Verir bünyeye inan daha net bir saadeti.
Şiir