Bora Kasap

Mesela tarih dersinden bir paragrafı tüm gün çalışayım ve ezberleyeyim (evet 1 paragrafı ancak 1 günde ezberleyebilirim, iyi ihtimalle) ertesi gün aklımda ancak üç beş kelime yahut bir cümlesi (muhtemelen ilk cümlesi) kalır. Ama gel gör ki sayfamda yazdığım kendime ait 600 küsür iletinin tamamını hangi kelimeyi aratarak bulabileceğimi biliyorum. Bilincim yazdıklarımla bütünleşmiş sanırım...
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Geliştirilmiş yeteneklere sahip, düşünce ve amaçta eş, aralarında o en iyi türden eşitliğin var olduğu, güçlerin ve kapasitelerin bunlardaki karşılıklı üstünlüklerle birlikte benzerlik gösterdiği -ki böylece, her birinin diğerine saygı duyma rahatlığının tadını çıkarabildiği ve gelişme yolunda dönüşümlü olarak liderlik etme ve takip etme keyfine sahip olabildiği- iki kişinin varlığı durumunda evliliğin nasıl olabileceğini tarif etmeye kalkışmayacağım. Bunu anlayabilenler için böyle bir ihtiyaca gerek yoktur; anlayamayanlar için ise bu, evliliğe istekli bir kimsenin rüyası olarak görünecektir. Ancak, içten bir kanaatle inanıyorum ki bu ve yalnızca bu, evliliğin idealidir ve bununla ilgili herhangi başka bir düşünceyi öne çıkaran ya da onunla bağlantılı kavramsallaştırmalara ve tutkulara başka bir yön veren tüm düşünceler, görenekler ve kurumlar, hangi gerekçeyle süslenirse süslensin, ilkel barbarlığın kalıntıları olabilir yalnızca. İnsanlığın ahlaki yenilenmesi, yalnızca sosyal ilişkilerin en temel olanının eşit adalet ilkesi altına konulmasıyla ve insanlar, en güçlü duygudaşlıklarını, haklar ve yetiştirilme olarak, bir eşitiyle geliştirmeyi öğrendiklerinde gerçekten başlayacaktır.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Alıntı
Her iki kişi, büyük amaçlar peşinde koştuğunda ve bunlarla ilgili birbirlerine yardımcı ve cesaretlendirici davrandıklarında, beğenilerinin farklılaştığı tali meseleler, onlar için önemli olmaktan çıkar. İşte burada, tüm ömür boyunca her şeyden daha çok devam edecek nitelikte güçlü bir dostluğun temeli bulunur; yani, her birinin diğerinden keyif almasından çok, ona keyif vermekten keyiflendiği bir dostluk.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Alıntı
Birine bir kitap vermek, ona bir yön göstermek, yapılabilecek gerçek bir iyiliktir. Çünkü bu tür iyilikler, ancak çaba gösterildiklerinde açılabilen kutular gibidir. Verildiklerinde, alabilmeyi başarabilen kişileri tembelliğe ve dilenciliğe değil, çabaya ve çabaya ve daha fazla çabaya sürüklerler. Ve çaba insanı daha güçlü kılan yegane şeydir. Ve alınan bu iyilikten gururlanma hakkı, yine alanın kendisindedir.
Duygu ve Düşünce
Bir çok erkek için de geçerli!
Kişilerin sınıfları üzerindeki dolaylı etkilere değil, kişiler üzerindeki doğrudan etkilere bakmayı öğreten kadınlara verilen eğitim -ki bu, bir anlayış eğitiminden çok bir düşünce eğitimidir- ile tüm yaşamları boyunca onlara aşılanan alışkanlık, onların hayırseverlik ya da yardımseverliğin herhangi bir biçiminin nihai kötü eğilimini görmelerini engeller ve bunları kabul etmekte onları isteksiz kılar. İnsanların yaşamlarını kendi ellerinden alan ve kendi eylemlerinin hoş olmayan sonuçlarından onları azat eden aydınlanmamış ve dar görüşlü iyiliğin büyük ve devamlı artan kütlesi, hem bireysel refahın hem de sosyal erdemin temel koşulları olan öz-saygının, öz-denetimin ve kendine yeterliliğin bizzat temellerini baltalar. Kaynakların ve iyilikle değil, kötülükle sonuçlanan iyicil duyguların israfı, muazzam bir oranda kadınların katkılarıyla şişmektedir ve onların etkisi altında güçlenmektedir. Yine de kadınlar, büyük ölçüde, hayır işlerinin uygulamalı idaresinden sorumludurlar. Kimi zaman, kamusal bağışları idare eden kadınlar -erkeklerden özellikle üstün oldukları mevcut gerçeğe yönelik o anlayış ve doğrudan ilişkide olduklarının zihinlerine ve duygularına yönelik o dürtüyle- verilen sadakaların ya da sağlanan yardımın kişinin cesaretini kıran etkisini en açık şekilde bilirler ve bu konu üzerine çoğu kişiye erkek bir siyasal iktisatçı kadar ders verebilirler. Ancak, yalnızca para vermiş ve bunun ürettiği sonuçlarla yüz yüze gelmemiş kadınların, söz konusu sonuçları öngörmeleri nasıl beklenebilir? Kadınların mevcut yazgısına doğmuş ve ondan hoşnut olan bir kadının kendi kendine yetmenin değerini takdir etmesi nasıl beklenebilir? Kadın, kendi kendine yetmez; çünkü ona kendi kendine yetmesi öğretilmemiştir. Onun kaderi, her şeyi başkalarından almaktır ve onun için yeterince
Sayfa 150·Kitabı okudu
Alıntı