Öncelikle, gelecek kaygısı taşımayan, evlerindeki gevşek alışkanlıklarla şımartılmış, yeniyetmelik dönemlerini olgunluk çağlarının hiçliğini hazırlayarak geçiren ve biraz aşağılık olduklarını bilmenin huzursuzluğunu yaşayan belli sayıda zengin delikanlı, kendini hakir görme duygularını gizlemek için çalışkan öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarıyla alay ederler.
Büyük Üstad Bihter Ziyagilin buyurmuş olduğu :
"Tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.." cümlesinden daha uzun bir cümle. Ayakta alkışlanası 👏👏👏
Oysa seven bir kadın, ah, seven bir kadın, sevdiği varlığın bütün ahlaksızlıklarını, hatta suçlarını bile hoş görür. Hatta öyle ki adam kendi kusurlarına, onun gibi mantıklı açıklamalar bulamaz.
Rahmetin var, günah işlemekten korkmam; Azığım senden, yolda çaresiz kalmam; Mahşerde lütfunla ak pak olursa yüzüm Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam. Derde gama yatkın yüreğime acı;
Bu tutsak cana, garip gönlüme acı; Bağışla meyhaneye giden ayağımı, Kızıl kadehi tutan elime acı.
Allah Fatır suresi 5. Ayette der ki: "O çok hilekâr şeytan da Allah'ın kerem ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın." Bu sebeple, Allah nasılsa bağışlar deyip günah işlemekte cesur davranmak insanı telafisi mümkün olmayan yanlışlara götürebilir. Evet Allah Erhamür rahımîn'dir ama Azizün züntikam'dır da aynı zaman da... Lütfa mazhar olmak için lütfa layık olmak gerek.
Şiir olması doğrularımıza aykırı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yazan tadını bilmez, okuyan demek ki Allah affediyor içsem nolacak der vs... Fikrimi belirtmek istedim. Rica ederim.