Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar, birikmeye başladı; kurduğum hayaller bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu. Düşüncemin duvarlarına resimleri asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı.
Tâ eski çağlardan beri böylelerine şu öğüdü verirler: "İyi olma, kötü ol! Dişlerini göster! Bak sana bu da azdır! Kötü ol, kötü!" Ama onun tahilsizliği idi bu. Hep iyi olarak kalırdı. Buruşuk yüzünde gülümseme hiç eksik olmaz ve bakışı ile sanki "Ne istiyorsun? Ne istiyorsan söyle, senin için her şeyi yaparım, canın ne istiyorsa söyle bana." derdi.