Şimdi günah işlemeden kimsenin karnı doymuyor. Gazetecisi, bakkalı, çakkalı, tüccarı hep böyle yapmadılar mı? Neler vadettiler bak sonra bizi ne hale getirdiler? Onlar alyon oldular biz dilenci... Herkes nesi para ederse onu satıyor.
Benim de boynuma geçirilmiş ipler vardı ve bugün hala duran o ipler beni bir o yana bir bu yana, bir Doğu'ya bir Batı'ya çekiştiriyor, ilmekler daralıyor, "seç, seçimini yap" diye emrediyor.
Sıçrıyor, burnumdan soluyor, kişniyor, şaha kalkıyor, çifteler savuruyorum.
...Duyuyor musunuz? Seçmeyi reddediyorum.
Biz, yani kamu, kolayca, öldürücü bir şekilde rencide oluveriyoruz. Rencide olmayı temel haklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bize ahlaki üstünlük verdiğine inandığımız öfkemize de hemen her şeyden daha fazla değer veriyoruz.
Ahlaki üstünlüğümüzün yüksek kaidesinden düşmanlarımıza saldırabilir, ölümcül darbeler indirebiliriz. Kolayca öfkelenmek bizim gurur kaynağımız. Öfkemiz bizi yüceltiyor, üstün kılıyor.
Medrese fakihi dün sarhoştu. Şarap haramdır, ama vakıf malını yemeden ehven, diye fetva verdi.
فقیه مدرسه دی مست بود و فتوی داد
که می حرام ولی به ز مال اوقاف است
Zulüm ve hakaret gördüğün bir vatana düşkünlük gösterme. Alçakları ulu kişiler mevkiine çıkaran bir memleketten uzaklaş ve Yemen'in yüksek dağında da olsa seni koruyan bir yere sığın.