"Doğru, bende bir eksiklik vardı, ama nutuklar değildi o. Duymaktan en fazla hoşlanacağınız şeyleri söyleme rızası, cüreti, utanmazlığıydı benim eksiğim."
Sayfa 50 - Sokrates başlığı altında verilmiş kitap içi alıntıdır.
" Eğer bir gazete politikaya girip de bir parti kurmak isterse okurlarının gözünde yok olur. Aynı şekilde bir parti de basının alanına girmeye kalkarsa çöker. Politikacılar da basın patronları da bu gerçeğin farkında değilmiş gibi davranıyorlar, bu yüzden de hükümetlerin sık sık yargıçları ya da gazetecileri kendilerine bağlamaya çalıştığına tanık oluyoruz."
"Öyle bir şey yap ki, sabahleyin kahvemi yudumlarken basın tellalları canımı sıkmasın. Ben de sana, daha çok para kazanmak için ihtiyaç duyacağın yolları açayım."
(Devlet yöneticisinin, zengin bir bankacıdan-bu bankacı kitabın ana karakteri K.- dileği aynen bu şekilde. Haliyle çare basının satın alınmasıdır. Kısacası, sen basını satın al, ben de senin yasal düzenlemelerle önünü açayım.)
"İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikâyemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz, bu korku uçup gider."