Gözünü kapayan, yalnız kendine gündüzü gece yapar... Bu seyyah, bu muhteşem ve geniş dershanede, bu muhterem ve mütebahhir üstadların neşrettikleri nurlar, zemininin yarısını bin seneden ziyade ışıklandırdığını bildi ve öyle bir kuvve-i maneviyeyi buldu ki, bütün ehli inkar toplansa onu kıl kadar şaşırtmaz ve sarsmaz.
Hz. Ömer'in idare anlayışında toplum bütününe göre tek tek sahışların varlığı ve önemi ikinci plânda kalıyordu. Başka bir ifadeyle halife şahıs karizmasına değil, cemaat karizmasına ehemmiyet veriyordu. Zira onun nazarında aslolan şahıslar değil, bütün bir toplumdur; buna göre yeryüzünde yeri doldurulmayacak, vazgeçilmez bir insan yoktur...