Buldukça, arıyorum. Neyi, hangi sebeple aradığımı bilmeden... Bazen bir kuyunun dibine çöken derin bir sessizliği karıştırırken, bazen içimin en ücra köşesinden dörtnala gelip zihnimi istila eden başkalarının seslerini bastırmak için var gücümle susarken buluyorum kendimi. Hatta öyle zaman oluyor ki, başkalarına ait olduğundan emin olduğum seslere direnmek için sessizliğe dönüşüyorum."
"Sessizliğe dönüşmek... Sessizliğin bir rengi var mı?"
"Bilmem. Bence sessizliğin rengi de dilsizdir, yani herhangi bir renge bulaşmaktan sakınmıştır kendini."
Sizce hayatın bir anlamı var mı?"
"Efendim?"
"Bence yok."
" "
...
"Bu yüzden herkes kendi anlamını bulmalı. Ayrıca bir kişinin hayatı, bulduğu anlama göre değişir."
"Evet."
"Ama bulamıyorum."
"Neyi?"
"Anlamı. Nerede aramalıyım ki? Hayatımın anlamı sevgide mi? Gerçek bir dostlukta veya bir kitapta mı? Bu kitabevinde mi? Bilmiyorum, çok zor."
Minjun hiçbir şey söylemeden baksa da Youngju bunu dikkate almayıp konuşmaya devam etmişti:
“Sürekli hayatımın anlamını arıyorum ama bu kolayca bulunabilecek bir şey mi? Bulamazsam... Hayatımın bir anlamı yok
demektir, değil mi?"
“Rüyalarıma senin gibi hükmedemiyorum ben,belki de gözlerim kapalı olduğu içindir. Onun yerine hayal kurmak daha iyi oluyor. Buldukça, arıyorum. Neyi, hangi sebeple aradığımı bilmeden… Bazen bir kuyunun dibine çöken derin bir sessizliği karıştırırken, bazen içimin en ücra köşesinden dörtnala gelip zihnimi istila eden başkalarının seslerini bastırmak için var gücümle susarken buluyorum kendimi. Hatta öyle zaman oluyor ki, başkalarına ait olduğundan emin olduğum seslere direnmek için sessizliğe dönüşüyorum.”
Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor