+ Geçen gün onu erkelerin dikkatini çekebilecek bir şey yaparken gördüm
- “Neymiş o” diye sordu kızının saygınlığı için endişelenmiş olan Arif telaşla . “Ne yapmış ?”
+ “Sokağa yüksek topuklu ayakkabılarla çıktı” diye yakındı Ahmed sesini alçaltarak . “ Erkeklere bacaklarını hayal ettirebilir bu..”
Hem bir şey daha var : Parfümlü şampuan kullanıyor. Bu çok tehlikeli! Erkeklerin aklını başından alabilir bu , Allahtan uzaklaştırıp günaha sokacak düşünceler uyandırabilir ..
Cennet, merhum büyükannemin kollarında uyanmak değilmiş. Bulutlar, İsa ve kucaklamalar da değilmiş. Çok parlak ışığın altında, herifin tekinin eldivenli parmaklarıyla gözkapağınızı sürekli arkaya doğru götürmesiymiş. Bağırmalar çağırmalarmış, kolunuza sokulan bir sürü iğneymiş, bir sürü insanın yüzlerini yüzünüzün dibine getirip Susam Sokağı’ndaki gibi salakça sorular sormasıymış.
Adını bir türlü koyamadıkları dava siyaseti ile seksen yıldır kavga üreterek soyguncu besleyenler hala kavga üretmek peşinde koşuyorlar. Haklı kavga etmez, hileli kumpas kuranlar, kutuplaşma siyaseti ile toplumu bölenler ve haksız olanlar kavga çıkartır. Birlik, beraberlik ve dayanışma içinde biz bütünlüğünü sevgi ahlakı ile yaşatan bir ulusa hala kötülük yapmak istiyorlar. Neymiş bin yıllık kin yüz yıl önce ki kuyruk acısı hınç içinde Anadolu üzerinde ki hedeflerine düşman ulaşsın diye. Biz yüz yıl önce canımızı ortaya koyarak o savaşı bugün kapalı kapılar ardında pazarlıklar ve sarayda pişen yasalar ile mecliste tuzağa düşerek kaybedecek kadar onursuz bir toplum mu olduk? Çeyrek yüzyılda ülke de çalan ve çaldıran kim varsa baş tacı edildi. Soygun devam ederken yönetim zulmüne ve kamulaştırma devrimi yaparak ekonomik soyguna dur demek gerekir iken Cumhuriyet devrimlerini Türk ulusunun birliğini beraberliği ve bütünlüğüne zarar getirecek Türk ulusunun bilgisi olmadan hangi hak ve hukuka göre hukuksuzluk içinde Osmanlı millet sistemi adı altında bölücü federasyon dayatılıyor? Tarihin devreye giren vicdanı ve etik ahlakı karşısında kim şimdi neyi nasıl savunacak?
Ben tırmanmak istediğim kayadan düştüm.
Meğer çok ileriye gitmişim.
Yasak ülkelere girmişim.
Gözü kör yürürken bir çıyan yuvasına basar gibi bazı sırların üstüne bastım.
Onlar gayplar åleminin bekçileriydi.
Ürktüler ve beni çarptılar.
Yaratıcı neymiş, yaratmaya kalkışarak tanıdım.
Yalancı ilah, doğrusunu tanıdı.
Gölge artist, öz sanatkârı tanıdı.