" Eğer insanlar sürekli geçmişteki acıları canlandırmak uğruna bu denli çaba harcayacaklarına hallerinden memnun olsalar, kayıtsız bir şimdiye katlansalardı çektikleri acı daha az olurdu."
"Ah, insanlar niçin her şeyi anlamıyorlar? Beş dakika, on dakika, yarım saat kendilerini unutsalar kendilerini karşısındakinin yerine koysalar, tam onun gibi her şey ne kadar yerli yerinde olacak."
Ne olmuştu da "seninle dünyanın her yerine gelirim" diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu? Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? Hangisi Müzeyyen'di? Ya da Müzeyyen kimdi? İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?