"Öyle anlar vardı ki, içimizde iz bırakarak tüm yaşam bir mercekte odaklanan güneş ışığı gibi o ana, sonsuza dek odaklanırdı. Kim bilir, kaç yıl yaşarsa yaşasın, belki de insan yalnızca böyle anlarda yaşar."
Eskiden ilahi akıl nasıl kendini kanıtlama deneyleri yaptıysa, bugün de bilim sürekli benzer deneyleri her yerde tekrarlamaktadır. Bu anlamda hepimiz, üzerlerinde sürekli testler yapılan ve son aşamada her biri akıl (rasyonel) yoluyla açıklanabilecek refleks davranışlar gösteren birer deney hayvanı sayılırız.
Yaşamın içinde çözülerek eriyen televizyon ya da televizyonun içinde çözülerek eriyen yaşam gibi. Yaşamla televizyon birbirlerinden ayrılması imkânsız bir solüsyona benzemektedirler.
Açlık ve oruç tutma natural food, healthfood, yoga vb. isimler altında yeniden keşfedilmektedir. Açlığın kökeninde doğa koşulları değil Pazar ekonomisi vardır. Gereksiz ayrıntılarla arapsaçına döndürülmüş bu muhteşem pazar ekonomisinde sonuç itibariyle açlık bir açlık-göstergesi, açlık-simülakrına dönüşmüştür. Bu ise az gelişmiş bir ülke insanını simüle eden bir davranış biçimidir.