Yevgeni İvanoviç Zamyatin, hayatı boyunca birçok defa sansüre maruz kalmış bir yazardır. Totaliter bir rejimi anlatan meşhur kitabı “Biz” de, 1920’de yazılmasına rağmen anadili Rusça’ da ilk kez 1952’de; anavatanında ise ilk kez, Zamyatin öldükten tam 51 yıl sonra, 1988’de yayımlandı.
Yazar, 1905’teki Birinci Rus Devrimi’nde, devrim hareketlerine bizzat katılmıştır. “Biz” kitabının da, Devrim sonrasında şekillenen yeni yönetim biçiminin getireceği olumsuzlukların bir tasavvuru ve okuru uyarıcı nitelikte bir hiciv olduğu ileri sürülebilir.¹
“Biz” kitabında birey yoktur; devlet vardır. Hatta insanlar isimlerle değil, numaralarla adlandırılır. Bu Numaralar, kendi başlarına hiçbir şey ifade etmezler; her Numara, “Tek Devlet” i oluşturan birer azadır yalnızca. Zaten kitapta da Tek Devlet hakkında “milyon başlı vücut” ifadesi geçer. Yani milyon tane Numaradan oluşan ve bu Numaralar sayesinde tıkır tıkır işleyen bir makine…
Kitabın ana “numarası” ise D-503. Kendisi bir gemi mühendisi; tıpkı Zamyatin gibi. Tek Devlet’in evrendeki tüm gezegenleri tek çatı altında toplama projesi için yaptırdığı “İntegral” isimli geminin başmühendislerinden biri olarak çalışıyor.
D-503, her şeyi mekanik bir düzen içinde, matematiksel formüllerle anlamlandırmaya çalışır ve bunu hiçbir şekilde garipsemez. Onun için yaşam ve evren adeta 0’lar ve 1’lerden ibarettir. Bir şey ya doğrudur, ya yanlış; ya iyidir ya da kötü. İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasında herhangi bir durum, bir kafa karışıklığı söz konusu değildir. Zaten bütün doğrular ve en iyi yaşam biçimi Numaralar için Tek Devlet tarafından belirlenmiştir.
Tüm Numaralar, Tek Devlet’e bir tanrıymışçasına taparlar. Buna itiraz etmeye hakları yoktur; zaten içinde bulundukları totaliter yapı sorgulamalarına pek de müsaade etmez. Hatta