Bu kitap tarihin ve hayatın kıyısına itilmiş kadınları kısa ama çarpıcı anlatılarla görünür kılar. Galeano, kadınları ne idealize eder ne acındırır; direnişleriyle, yaralarıyla ve sesleriyle anlatır. Kitap, kadınların dünyayı sessizce değil, inatla ve iz bırakarak değiştirdiğini hatırlatan güçlü bir edebi tanıklıktır.
Galeano’nun anlattığı kadınlar, çoğunlukla travma, kayıp, şiddet ve değersizlik duygusuyla çevrelenmiş bireylerdir; ancak bu yaşantılar onları yalnızca kırılgan değil, aynı zamanda dirençli kılar.
Galeano, kadın ruhunu pasif bir mağduriyet alanı olarak değil, hatırlayan, direnen ve anlam üreten bir zihin olarak ele alır.