Merhamet mi Cinayet mi | Bulanık Çizgi:
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:34
Bir atın bacağının kırılması nasıl geri döndürülemez bir son ve fiziksel bir çaresizlikse, Gloria'nın ruhundaki kırıklar da tam olarak öyle. Hayat onu o kadar hırpalamış ve umutsuz bırakmış ki, yaşamak onun için bir serüven olmaktan çıkıp uzatılmış bir işkenceye dönüşmüş. Robert'in tetiği çekmesi okura soğukkanlı bir cinayetten çok, Gloria'yı o dipsiz kuyudan çıkaran nihai bir "kurtarma" eylemi gibi hissettiriyor. Kitabın en rahatsız edici ve dürüst tarafı da bu; okurken o tetiğin çekilmesini içten içe haklı buluyor insan. Enteresan ikircikli bir hal. Soluksuz devam eden dans turnuvası ve insan hallerini görmekte farklı perspektif sunuyor. #birkutukitap haziran seçkisinde...
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 202627 okunma
8/10
·222 syf.··
2025 26. kitabı
Bende acısı derin olan kitaplardan biridir darağacında 3 fidan. hepimizin bildiği gibi deniz gezmiş, Hüseyin inan ve Yusuf aslanın o noktaya nasıl geldiklerini incecik ama güzel bir şekilde anlatır. lise zamanımda okumuştum, bu kitapla birlikte bu konuda bir çok kitap okumuş olmamdan mütevelli hafızam çok temiz değil. aklımda kalanlar, ölüm yoluna gittiklerinden yüzde yüz emin olarak inandıkları uğruna savaşmaya devam etmiş olmalarıdır. birde veda mektupları. okuduğum yaşımda, onlara inanılmaz imrenerek bakmış olsam da, bugün uğruna savaştıkları şeyi başarmaları için çok genç olduklarını görebiliyorum. gençlik bile bilse, yaşlılık yapabilse cümlesinin vücut bulmuş hali bu gençlerin verdiği mücadele. silahlı mücadeleyle gerillalık yapmaya başlamamış olsa, daha iyi ve farklı bir düzen içine de girebilirlerdi belki.. herkes okusun mu derseniz, inandığı uğruna yapılabileceklerin sınırsızlığını görmek için okusunlar ama unutmasınlar ki, ölüm, sahneden çekilmen için bir bahanedir. Kalıp aydınlatmaya devam edebilmek için yol bulmak ve o şekilde inandıklarını savunmaya devam etmek gerekir.
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·208 syf.·
2022 410. kitabı
1930'ların Büyük Buhran dönemine gittiğimizde; New Deal, Faşizm ve Nazizm’in aslında aynı küresel ekonomik krize ve liberal kapitalizmin çöküşüne verilen farklı cevaplar olduğunu görürüz. Bu üç sistem, devletin rolünü devasa ölçüde artırma konusunda birleşse de, ulaştıkları sonuçlar ve insani bedeller açısından taban tabana zıttı. Üç sistem de "bırakınız yapsınlar" (laissez-faire) ekonomisinin bittiğini kabul etti. Devlet; piyasaları düzenlemek, istihdam yaratmak ve üretimi yönlendirmek için ekonominin merkezine oturdu. İşsizliği azaltmak için devasa kamu harcamaları yapıldı. New Deal kapsamında barajlar (Tennessee Vadisi Projesi) ve köprüler inşa edilirken; Nazi Almanyası’nda otobanlar (Autobahn) yapıldı ve askeri sanayiye hız verildi. İtalya'da ise bataklıklar kurutularak tarım arazisine dönüştürüldü. Kriz anlarında kitleleri peşinden sürükleyen güçlü lider figürleri öne çıktı. ABD’de Roosevelt "Radyo Başı Sohbetleri" ile halka güven verirken, Mussolini ve Hitler bu kitle iletişim araçlarını totaliter birer propaganda silahına dönüştürdü. Bu hareketlerin ekonomik araçları benzer görünse de, nihai amaçları, siyasi yapıları ve ahlaki pusulaları tamamen farklıydı. New Deal, demokratik kurumları, çok partili sistemi, basın özgürlüğünü ve hukukun üstünlüğünü koruyarak krizi çözmeyi amaçladı. Faşizm ve Nazizm ise demokrasiyi tamamen ortadan kaldırdı, tek parti diktatörlüğü kurdu ve muhalifleri şiddetle bastırdı. Faşizm, devleti her şeyin üstünde tutan aşırı bir milliyetçiliğe dayanıyordu ("Her şey devlet içinde, hiçbir şey devlet dışında değil"). Nazizm ise faşizmin bu anlayışını alıp biyolojik ırkçılık ve antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) üzerine inşa etti. New Deal'ın ise böyle totaliter veya ırksal bir ideolojik ajandası yoktu; amacı sosyal refahı ve kapitalist
Tarih
Uzak AkrabalarWolfgang Schivelbusch · İletişim Yayınevi · 201412 okunma
9/10
·222 syf.··
1996 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 1996 00:00
Benim 1990'larda okuduğum bir kitap. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını anlatan bir kitap. Yakalanmaları ve mahkeme sırasında olanlar anlatılıyor. Ayrıca kitapta yazarın şiirleri de var. Kitabın son bölümünde ise mahkeme ve bunun hukuki geçerliliği hakkında bazı insanların yazıları var. Kitap aslında Vatan gazetesinde yazı dizisi olarak yazılmış 1976 yılında ve sonra kitap haline getirilmiş. 22 yıl yasaklı olarak kalmış kitap. Tekrar izin verilince birçok baskı yapmış. Kitapta yazanlar idam kararının haksız ve ağır olduğunu söylüyor. Suçluydular ama cezası idam olmamalı idi deniyor. Bugün bile bazı insanlar, banka soymak nasıl idam ile cezalandırılır veya kimseyi öldürmemişler neden idam edildiler der. Halbuki idama gerekçe bunlar değildi. İdam kararı gerekçesi anayasayı zorla değiştirmek yani rejim değiştirmek idi. Kitapta bunun bir avuç genç ile yapılamayacak bir suç olduğu ve kararın ağır olduğu yönünde. 68 hareketlerinden etkilenmiş Türk solu ve bu gençler acaba komünizmi veya 68 hareketini ne kadar anlamışlardı? Orası da muamma bence. 68 hareketi ne kadar sol bir hareket gibi görünse de mesela Stalin ve Sovyetlere karşı bir hareketti de aynı zamanda.
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 09:18
Üç evlat, üç genç, üç fidan…. İncelemeye başlamadan evvel şunu belirtmek istiyorum. Siyasi görüş olarak değil vatanseverlik ve insanlık olarak değerlendirmek gerekir bu olayı. Ve bazı yorumlar yapmadan önce iyi araştırmak ve dönemin siyasilerinin yıllar sonra söylediklerine de bakmak önemli. Dar Ağacında Üç Fidan bende bir kitap etkisi bırakmadı; resmen içimde kapanmayacak bir yara açtı. Sayfaları çevirdikçe yalnızca üç gencin hikâyesini değil, bu ülkenin kendi evlatlarından nasıl korkabildiğini gördüm. Daha yirmili yaşlarında, hayalleri olan, öfkeleri olan, inançları olan üç genç… Ve karşılarında koskoca bir devlet. İnsan okurken bazen cümlelere değil, boğazına düğümlenen o çaresizliğe takılıyor. En ağır gelen şey idamın kendisi değil; bir annenin evladına son kez bakması, bir halkın sessiz kalması ve gençliğin darağacında susturulmaya çalışılmasıydı. Çünkü bazı ölümler yalnızca ölüm değildir. Bazı ölümler, bir ülkenin vicdanına bırakılmış ömürlük utançtır. Nihat Behram öyle bir anlatmış ki; insan kitabı okumuyor, yaşıyor. Bir yanda “adalet” denilerek verilen kararlar, diğer yanda hayatının baharında toprağa düşen çocuklar… Bazı insanlar gerçekten ölmez; onları öldüren düzen unutulmadıkça yaşamaya devam ederler. “Dar Ağacında Üç Fidan” bana şunu hissettirdi: Bu ülkede bazen gençler yanlış yaptıkları için değil, boyun eğmedikleri için cezalandırıldı. Ve bazı darağaçları yıllar geçse de hâlâ bir halkın hafızasında sallanmaya devam ediyor. İncelemeyi Deniz’in güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Sen yanmazsan, ben yanmazsam , nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…” Keyifli okumalar…
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2026 1. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 16:00
Özellikek mayıs ayında okumayı tercih ettim okurken hazırlıksız yakalandım fakat kitabı bırakıp peçete almaya dahi gidemedim merhametli okurlarsanız başlamadan yanınıza peçetenizi almanızı öneriyorum fotoğraflar ve nihat behramın şiirleriyle zenginleştirilmiş akıcı bir kitap sadece son kısımı anlamakta biraz zorlandım onurlu bir yaşam ve onurlu bir ölüm toprakları bol olsun
Duygu ve Düşünce
Darağacında Üç FidanNihat Behram · Everest Yayınları · 201913,2bin okunma