"Halka halka kapıyı çal derman dileyen kişi gibi, çünkü ısrarla kapı çalan nihayet içeri alınır." (Mesnevi, Cilt 3) Neden duasız bırakıyorsun dilini? Kapıyı çalmadan, açılmasını bekleyenlerden misin yoksa? Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!
Ayetlerle Doğa
“Allah, bulutları hemen harekete geçiren, sonra onu (o bulutları) gökte dilediği gibi yayan ve onu parça parça edendir. Derken aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Nihayet onu kullarından dilediğine isâbet ettirince, onlar hemen sevinirler.” “Hâlbuki (onlar), üzerlerine yağmurun indirilmesinden önce ve bundan (bu yağmur bulutlarının görünmesinden) evvel elbette ümitsizliğe düşmüş kimselerdi.” Kur'an-ı Kerim ve Muhtasar Meali, Rûm, 48-49
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ey Er-Rahman olan Allahım,
Sonsuz merhametinin gölgesine sığındık, kapına geldik. Bizler, ömrün hazan vaktinde yaprak döken, Dünyanın fani rüzgarlarında savrulmaktan yorulmuş kulların. Kendi hiçliğimizi nihayet idrak edip, Senin sonsuz varlığına sarıldık. İçimizde bunca insanın, bunca kalabalığın arasında büyüyen, Kimselere anlatamadığımız o dipsiz yalnızlığı bir tek Sen biliyorsun. Gönlümüze dolan masivayı, dünya kirini ve ağırlığını rahmetinle yıka. Ruhumuzu daraltan bu karanlık kafesten, bizi muhabbetinin enginliğine azat eyle. Kelimelerin bittiği, dermanın tükendiği o yerdeyiz. Kırık dökük kalplerimizle bir araya geldiğimiz bu Sesli Terapi yolculuğunda, Sükutumuzun içindeki o sessiz feryadı duyan yalnız Sensin. Bizleri nefsimizin eline, dünyalık dertlerin dipsiz girdabına terk etme. Nereye baksak Senin rahmetinin tecellisi, Nereye dönsek Senin birliğinin, hakiki tevhidinin nuru var. Bizleri yolda bırakma, kalbimizdeki o kanayan yaraları şefkatinle sar. Bize sadece rızanı, bize sadece o bitmez tükenmez rahmetini lütfeyle. Amin.
Din
#Hadis
Kul günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta belirir. Tövbe ederse kalbi arınır. Günah işlemeye devam ederse, o siyah nokta artar ve nihayet kalbi kaplar. (İbn Mâce, "Zühd", 29)
Din
“..ne yazık! hep hazırlıksız yakalandım. sanki değersizlik hissinden ve unutulmaktan korunmak için kendimi içine hapsettiğim, her tuğlasını büyük bir özenle koyup yükselttiğim bir kale vardı. ne zamanki içeriye bir hüzme girmeyecek kadar karardı etraf, ne zamanki ben ‘nihayet güvendeyim.’ deyip o kalenin duvarına yaslandım, her bir tuğlası yıkıldı başımdan aşağı. demek tedbir alamayacağımız şeyler varmış hayatta. demek bir his senin peşine düştüyse, yakalamadan bırakmazmış.”
Alıntı
Seni seviyorum demenin en nahif hali
Kimdir bana gülümseyen yeşillik balkonundan Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor. Bir gülüşündü gençliği döndürdü yolundan; Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor. Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı